YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2417
KARAR NO : 2007/16074
KARAR TARİHİ : 19.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
#Yapılan soruşturmaya, toplanan delillere, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere, özellikle ihtarın, Türk Medeni Kanununun 164. maddesi ile 27.3.1957 gün ve 10/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına uygun bulunmasına; Davanın süresinde açılmış olmasına; Davalının kanunen korunmaya değer bir sebep olmadığı halde ortak konutta aile birliğine dönmediğinin anlaşılmış bulunmasına göre temyiz itirazları yerinde olmadığı gibi, diğer yönlere ilişkin temyiz istemleri de varit değildir.Bu itibarla bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı ilam harcının temyiz edene yüklenmesine, peşin alınan harcın mahsubuna , iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 19.11.2007 pzt. KARŞI OY
Davacı koca tarafından terk sebebiyle boşanma davası (TMK m. 164) açıldığı ve yerel mahkeme tarafından tarafların boşanmalarına karar verildiği konusunda değerli çoğunluk ile aramızda “görüş birliği” vardır.
Çekişme nedir?;
İhtar döneminde eşler arasında devam eden tedbir nafakası davası ile kişisel ilişki kurulması davasının varlığına rağmen ihtar isteminde bulunmak samimi midir? Başka bir anlatımla eşiyle hem “davalaşmalarını” sürdürüp hem de “çağrı” yapılabilir mi?
Değerli çoğunluk eşler arasında devam eden davaların varlığına rağmen yapılan ihtarı samimi bulmuştur.
Oysa eşler arasında devam eden “tedbir nafakası” davasına (İnegöl Asliye Hukuk Mahkemesi, 2003/637 esas) rağmen yapılan ihtar geçersizdir. (Y2HD, 23.12.2004, 14085-15588, Ömer Uğur GENÇCAN, Boşanma Hukuku, Yetkin Yayınevi, Ankara 2006, Kısaltma: GENÇCAN-Boşanma-2, s. 138)
Eşler arasında devam eden “kişisel ilişki kurulması” davasına (İnegöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, 2004/282 esas) rağmen yapılan ihtar da geçersizdir.
Bu sebeplerle değerli çoğunluğun “farklı görüşüne” katılmıyorum.