Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/11688 E. 2013/9962 K. 15.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11688
KARAR NO : 2013/9962
KARAR TARİHİ : 15.05.2013

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.04.2012 tarih ve 2010/531-2012/212 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda, müvekkili şirketle dava dışı sigortalı arasında “evim paket sigorta poliçesi” düzenlendiğini, meydana gelen aşırı yağışlar sonrasında ana kanalizasyon şebekesinin taşması sonucu, 09/07/2010 tarihinde sigortalı konutta hasar meydana geldiğini, hasar bedelinin müvekkili tarafından karşılandığını ileri sürerek, 9.575 TL’nin ödeme tarihi olan 25/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, … Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı’nın yol genişletme esnasında yol kotu değişmesine neden olduğu, bu nedenle beton boru ile uzatılmış menfezin yetersiz kalması sonucunda zarar meydana geldiği, davalı ASKİ’nin su ve kanalizasyon işi yanında gerekli kontrollerin de yapılmasından sorumlu olduğu, dava konusu zararın meydana gelmemesi için uygun tedbirleri almadığı, birleşen dava davalısı …’nın da yol genişletme çalışması sırasında kod değişikliği nedeniyle menfezin yetersiz kalacağı hususunu öngörmesi ve gerekli tedbirleri alması gerekirken almaması sebebiyle kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 9.400 TL’nin ödeme tarihi olan 25/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1– Dava konut sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu istemine ilişkindir. Davacı vekili, asıl bir birleşen davalarda dava dışı sigortalı ile müvekkili arasında yapılan konut sigorta poliçesi kapsamında davalıların kusuru sonucunda ana kanalizasyon şebekesinin taşması nedeniyle sigortalı konutta oluşan hasar bedelinin müvekkili tarafından tazmin edildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarda değinilen gerekçeyle her iki davalı hakkında da kabul hükmü kurulmuşsa da, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7/g bendi uyarınca, büyükşehir belediyelerinin yetki alanındaki meydan, bulvar, cadde ve anayolları yapmak, yaptırmak, bakım ve onarımınısağlamak görevi Büyükşehir Belediyelerine verilmiştir. Davalı idare de bu kanunun verdiği yetkiye dayanarak yol genişletme çalışması yaptığı sırada oluşan kot farkı nedeniyle zarar meydana geldiği iddia edilmiştir. Davalı … Belediyesi’nin bu zorunlu kamu görevi dolayısıyla meydana gelen zararlar, hizmet kusuru sonucu doğmuş olacağından, tazminat davasının davalı bakımından çözümlenme yeri, idari yargı merciidir. Kamu hizmetini görmekle yükümlü olan davalı idare, kural olarak özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Davacının iddiası, hizmet kusurundan kaynaklanan zarara ilişkin olup, böyle bir davanın, İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2’inci maddesi hükmü uyarınca davalı idare aleyhine tam yargı davası olarak açılması gerekmektedir.
O halde, mahkemece, dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün davalı … yönünden re’sen bozulması gerekmiştir.
2- Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, bu temyiz dilekçesi hakime havale ettirilmiş ise de, temyiz defterine kaydettirilmediği gibi temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK’nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre harca tabi ise temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmamış, sadece temyiz dilekçesinin hakime havale ettirilmesi ile yetinilmiştir. Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 Esas, 1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK’nın 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt bulunmadığından, bu İBK’nın uygulanması gerekmemektedir.
Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
3– Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … hakkında verilen hükmün re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ASKİ vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 103.50 TL temyiz başvuru ile 48,60 TL temyiz ilam harcının davacı …Ş.’den alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 83,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden …’den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden … Büyükşehir Belediyesi’ne iadesine, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.