YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4632
KARAR NO : 2018/11072
KARAR TARİHİ : 08.11.2018
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından kıdem tazminatı alacağının tahsili amacıyla ilamlı takip başlatıldığı, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, kıdem tazminatına ilişkin işlemiş faizin icra emrinde ilama aykırı olarak fazla talep edildiğini, Vakıfbank, Ziraat Bankası ve Halk Bankası’nın fiilen uyguladığı en yüksek banka mevduat faiz oranları dikkate alınarak yapılacak hesaplamada asıl alacağa işlemiş faiz miktarının daha az olması gerektiğinden bahisle icra emrinin iptalini talep ettiği; mahkemece, dosyaya bildirilen en yüksek faiz (%26 ile Ziraat Bankası A.Ş.) esas alınarak alınan bilirkişi raporu sonucunda şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
HGK’nin 20.09.2006 tarihli ve 2012/594-534 Esas-Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere; en yüksek banka mevduat faiziyle tahsiline karar verilen alacaklar bakımından, mahkemece yapılacak iş, tarafların bildirdikleri bankalardan hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının sorulması, hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının bilirkişiye hesaplattırılması şeklinde olmalıdır.
Somut olayda ise mahkemece, borçlu vekilince şikayet dilekçesinde bildirilen bankalardan mevduata uygulanan en yüksek banka faiz oranlarının sorulduğu ve ilgili bankalarca birer yıllık devreler halinde uygulanan en yüksek mevduat faiz oranlarının bildirdiği, ancak bilirkişi tarafından gelen yazı cevaplarındaki ilk yıl uygulanacak olan en yüksek faiz oranı olan %26 oranının hesaplamada esas alındığı görülmektedir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; taraflarca bildirilen bankalardan, hakkın doğum tarihinden itibaren ayrı ayrı birer yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranları tespit ettirilerek, buna göre hakkın doğum tarihlerinden takip tarihine kadar kıdem tazminatı alacağına istenebilecek faiz miktarının bilirkişiye hesaplattırılması şeklinde olmalıdır. Bu ilkelere uygun olmayan ve her devre için sabit faiz oranına göre hesaplama yapan bilirkişi raporu ile sonuca gidilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/11/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.