YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2602
KARAR NO : 2018/12474
KARAR TARİHİ : 06.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk(Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece davacı vekilinin hazır bulunduğu 16/03/2016 tarihli ön inceleme duruşmasında verilen 3 nolu ara kararın (b) fıkrasında, taraflara tanık ve delil listelerini sunmak için ihtaratlı olarak kesin süre verilmiştir. Davacı kadın vekili tarafından 12/04/2016 havale tarihli delil dilekçesiyle tanıkların isim ve adresleri bildirilmiş, işbu tanıkların duruşmada hazır edileceği ifade edilmiştir. Tanık listesi için kesin süre verildiği ve dinlenme gününün belirlendiği hallerde, liste verilmemiş olsa dahi, taraf, o duruşmada hazır bulundurursa tanıklar dinlenir. Bir başka deyişle kesin sürede tanık ismi bildirmeyerek tanık gösterme hakkı “düşmüş” olan davacı sadece izleyen duruşmada tanıklarını hazır ettiği takdirde bu tanıklarını dinletme hakkına sahiptir (HMK m. 243/1). Ancak davacı kadın tanıkları 20/04/2016 tarihli duruşmada da hazır bulundurulmamıştır. Hâl böyle olunca kesin süre içinde tanık listesi vermeyen ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 243/1. maddesinde ifade edilen istisnai imkândan yararlanmayan davacı eşin davalının kusurlu bir davranışını usulüne uygun şekilde ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 06.11.2018 (Salı)
KARŞI OY YAZISI
Tanık davatiye ile çağrılır. Ancak, davetiye gönderilmeden taraflarca hazır bulundurulan tanık da dinlenir. Şu kadar ki, tanık listesi için kesin süre verildiği ve dinlenme gününün belirlendiği hallerde, liste verilmemiş olsa dahi taraf, o duruşmada hazır bulundurursa tanıklar dinlenir (TMK m. 243/1).
İlk derece mahkemesi 16.03.2016 tarihli ön inceleme duruşmasında, “Taraflara tanık ve delil listelerini sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, kesin süreye uyulmadığı takdirde taleplerinden vazgeçmiş sayılacaklarının ihtarına(ihtar edildi)” şeklinde bir ara karar oluşturmuş ve tahkikat duruşmasını da 20.04.2016 tarihine bırakmıştır. Mahkemece, taraflardan tanık listelerini vermeleri istenmesine karşın, “tanıkların ne zaman dinleneceği” konusu belirlenmemiştir. Diğer bir anlatımla ara kararına göre sadece delil ve tanık listesi sunulacak ancak duruşma gününe kadar, tanıklara davatiye çıkarılmayacak, tanıklar başka yerde oturuyorlarsa dinlenmeleri için talimat yazılmayacaktır. Kesin süreden beklenen amaç açısından, tanık listelerinin, en geç tahkikat duruşma gününe kadar verilmiş olması kaydıyla, kesin süre içerisinde verilip verilmemesinin somut olayda bir önemi yoktur. Çünkü ara kararına göre, tanık listeleri, ne zaman verilirse verilsin, hiç bir işleme tabi tutulmadan tahkikat duruşma gününe kadar dosya içerisinde öylece duracaktır. Bu durumda, “tanıkların dinlenme günü belirlenmediği” için HMK’nın 243. maddesine uygun bir kesin süreden sözedilemez.
Somut olayda, davacı vekili tanık isimlerinin de yer aldğı delil listesini, duruşmadan sekiz gün önce12.04.2016 tarihinde mahkemeye sunmuştur. Mahkemece 20.04.2016 tarihli duruşmada, tanıkların dinlenmesi için talimat yazılması kararlaştırılmıştır. Bu durumda, tanık listesinin kesin süreden sonra ancak duruşma gününden önce verilmiş olmasıyla, kesin süre bu haliyle amacına ulaşmış, davacı tarafça gecikmeye neden olunmamıştır. (Emsal nitelikte Dairemizin 27.03.2012 tarih ve E:2012/1720-K:2012/7243 sayılı kararı).Bu sebeple, davacı tarafın sırf kesin süre içerisnde tanıklarını bildirmemiş olması, karşı taraf için usuli kazanılmış hak da oluşturmamıştır.
Hal böyleyken, davacı tanıklarının dinlenmemesi gerektiği sonucuna varılması, mahkemenin belirlediği kesin süreden beklenen amaca, hukuki dinlenilme hakkına (HMK m.27) ve adil yargılanma ilkesine aykırı düşecektir. Bu yüzden, mahkemin davacı tanıklarını dinlemesinde usule aykırılık bulunmamaktadır. O halde, davacı tanıklarının anlatımları da dikkate alınarak, temyiz edilen hükmün değerlendirilip bir sonuca varılması gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.