YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1794
KARAR NO : 2018/4797
KARAR TARİHİ : 03.12.2018
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyulan hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı davasında davalı ile aralarında 27.06.1997 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, davalının bu sözleşme ile yapmayı üstlendiği inşaatı zamanında bitirmediğini, eksiklerin kendileri tarafından giderildiğini belirterek 15.000,00 euro karşılığı 32.250,00 TL gecikme cezası, 5.200,00 TL eksik işler bedeli, davalı adına SGK, maliye ve belediyeye ödenen 9.550,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak geç teslimden kaynaklı olarak 16.489,16 TL eksik iş bedeli 5.250,00 TL ve SGK, Maliye ve belediyeye yapılan 9.550,00 TL olmak üzere toplam 31.289,16 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre davalının mahkemece verilen karardan sonra vefat ettiği, mirasçılarının Gaziantep 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2017/508 Esas – 2017/501 Karar sayılı ilamı ile mirası reddettikleri anlaşılmaktadır. Borçlu olduğu iddia edilen davalının mirasçılarının mirası reddetmesi halinde konunun miras hukuku hükümleri çerçevesinde çözülmesi gerekir. TMK’nın 612. maddesinde en yakın yasal mirasçıların mirasın tamamını reddetmesi halinde reddedilen mirasın iflas hükümlerine göre tasfiye edileceği hükme bağlanmıştır. Buna göre tasfiyenin de Sulh Hukuk Mahkemesi’nce yapılması gerekeceğinden, mahkemece mahallin Sulh Hukuk hakimine durumun bildirilmesi, mirasın iflas kurallarına göre tasfiyesi sağlanmalı, Sulh Mahkemesi’nce mirası reddedilen borçlular için atanacak temsilci ile davaya devam olunmalıdır. Somut olayda TMK’nın 605 ve devamı maddelerine göre mirası reddetmiş olan mirasçıların varsa alt soylarına miras paylarının intikâl edip etmediği de araştırılmadığından öncelikle yapılması gereken iş murisin, mirası reddeden mirasçılar dışında başka mirasçılarının olup olmadığının araştırılıp, reddetmeyen mirasçı
varsa davaya dahil edilmesi, yok ise TMK’nın 612. maddesine göre yukarıda açıklandığı şekilde tasfiye konusunda işlem yapılmak üzere Sulh hakimine bildirim yapılıp atanacak temsilci huzuru ile davaya devam edilmesinden ibarettir. Bu nedenle kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 03.12.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.