Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/2637 E. 2013/20965 K. 12.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2637
KARAR NO : 2013/20965
KARAR TARİHİ : 12.11.2013

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı; 27.02.2007 tarihinde emekliliğe hak kazandığının tespiti ile 27.02.2007-26.10.2010 arası dönemde ödenmesi gereken aylıklar ile yapılan prim ödemelerinin yasal faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkeme, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davacı, 28.02.2007 tarihinde işten ayrıldığını bildirerek aynı tarih itibariyle SSK’dan yaşlılık aylığı bağlanmasını istemiştir. Kurum, söz konusu talebi 25 yıllık sigortalılık süresi gerçekleşmediği gerekçesiyle reddetmiş, 30.07.2010 tarihli ikinci tahsis talebine göre ise 01.08.2010 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlamıştır. Davacının 27.02.2007 tarihinden itibaren aylık ödenmesine ilişkin 13.10.2010 tarihli başvurusu ise 27.02.2007 tarihinden itibaren SSK’lı çalışmanın devam ettiği belirtilerek 26.10.2010 tarihli yazı ile reddedilmiştir. Eldeki dava ise, 27.02.2007 tarihli ilk tahsis talebine göre aylığa hak kazanıldığının tespiti ve anılan tarih ile Kurum ret yazı tarihi olan 26.10.2010 tarihi arası dönemde hak edilen aylıklar ile bu dönemde alınan primlerden ayrı ayrı üç bin’er TL’nin yasal faizleriyle tahsili istenmiştir.
506 Sayılı Yasanın 63/B maddesi; “Bu kanuna göre yaşlılık aylığı almakta iken, sigortalı olarak çalışmaya başlayanların yazılı talepte bulunmaları halinde yaşlılık aylıklarını ödenmesine devam olunur. Ancak bunlardan 78’inci maddeye göre tespit edilen prime esas kazançları üzerinden %30 oranında Sosyal Güvenlik Destek Primi kesilir…” hükmünü düzenlemektedir. Anılan Yasanın 62. maddesi ise; “Sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan sonra yazılı istekte bulunan ve yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalıya bu isteğinden sonraki ay başından başlanarak yaşlılık aylığı bağlanır…” hükmünü içermektedir. Davacının, ilk tahsis talep tarihini de kapsayacak biçimde 27.02.2007 – 25.05.2007 ve 28.05.2007 – 30.07.2010 arası
dönemlerde her ay 30 gün SSK’lı olarak çalıştığı hususu dosya kapsamıyla sabit bulunmaktadır. Dolayısıyla, 27.02.2007 tarihli tahsis talebi çerçevesinde, 01.06.2007 tarihi itibariyle 25 yıl sigortalılık süresi, 5150 gün prim ve 47 yaşa ilişkin tahsis koşulları gerçekleştiğinden yaşlılık aylığı bağlanıp aylık miktarı belirlenmeli, bu tarihten sonraki çalışmaların 506 Sayılı Yasanın 63/B ve 5510 Sayılı Yasanın 30. Maddesi kapsamında Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi çalışmalar olarak değerlendirilip primlerin iade edilemeyeceği ve 01.08.2010 tarihinden itibaren başlayıp fiilen ödenen yaşlılık aylıklarından mahsup edileceği hususları gözetilmeli, bu yönde denetime elverişli bilirkişi raporu da alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir.
O hâlde davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 12.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.