YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3573
KARAR NO : 2018/18969
KARAR TARİHİ : 21.11.2018
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı alacaklı vekili, borçlu şirketin faaliyet gösterdiği adreste haciz yapıldığını, hacze konu mahcuzların borçluya ait olduğunu, üçüncü kişi şirket ile borçlu şirket arasında muvazaalı işlemler yapıldığını belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili, davacı şirket ile borçlu şirket arasında bayilik anlaşması olduğunu, müvekkili ile borçlu şirket arasında organik bağ bulunmadığını, haczedilen menkullerin borçluya ait olmadığını, müvekkili tarafından borcun doğumundan çok sonra başka firmalardan ve spot piyasadan satın alındığını belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, haciz yapılan adresin ödeme emrinin tebliğ edildiği adres olmadığı, borçlunun haciz mahallinde hazır bulunmadığı, mülkiyet karinesinin 3. kişi yararına olduğu, bu karinenin aksinin alacaklı tarafça güçlü ve inandırıcı delillerle ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dava alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, malın üçüncü kişi elinde haczedilmesi üzerine üçüncü kişi tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak istihkak iddiasında bulunulmasıdır. İstihkak iddiası, tüzel kişilerde tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca, gerçek kişilerde ise ya kendisi tarafından ya da bu kişiyi temsile yetkili kişilerce ileri sürülebilir. Tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddia, geçerli bir istihkak iddiası sayılmaz.
Somut olayda, dava konusu 18.7.2014 tarihinde yapılan haciz sırasında 3. kişi yararına istihkak iddiasında bulunan Faysal Aydemir’in üçüncü kişinin çalışanı olduğu, anılan şahsın, üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili olmadığı sabittir. Davalı üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nin 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiası da bulunmamaktadır. O halde davacı alacaklının İİK’nin 99. maddesi hükümlerine göre istihkak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından, 6100 sayılı HMK’un 114/ h ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esastan reddine karar verilmesi doğru değilse de, bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden ve hükmün redde ilişkin bölümü sonucu itibari ile doğru görüldüğünden, HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca, hükmün gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilip, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
2. Yukarıda açıklanan nedenlerle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden davalı yararına da Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7/2. maddesi gereğince maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nispi vekalet ücreti takdir edilmesi de doğru olmamıştır.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nin ek geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Davacı alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile, yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple hüküm fıkrasının 4. bendindeki “… 4.110,18 TL….” ibaresinin çıkarılarak yerine “500,00 TL maktu ….” ibaresinin yazılmasına, bu bölümün, düzeltilen bu şekli ile, gerekçesinin ise ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple düzeltilen şekli ile ONANMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.