Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2017/2728 E. 2018/13316 K. 21.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2728
KARAR NO : 2018/13316
KARAR TARİHİ : 21.11.2018

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dava dilekçesi, davalı erkeğe, davacı kadının bildirdiği “… mah. 308 sk. No: 42/3 …/…/… ” adresine tebliğe çıkarılmış; tebligat,davalı erkeğe bizzat teslim edilmiştir. Bunun üzerine duruşma gününü bildirir davetiye davalının belirtilen adresin tebliğe çıkartılmış, kapıyı davacı kadının açması üzerine evrak mahalle muhtarına tebliğ edilmiş ve 2 numaralı haber kağıdı kapıya yapıştırılmıştır. Tebligat Kanunu’nun 20, 21 ve özellikle Tüzüğün 28. maddesi uyarınca muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini, bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Gösterilen şekil geçerlilik koşuludur (Y.H.G.K’nun 29.12.1993 tarihli 1993/18-778-876 sayılı kararı). Olayımızda davalıya haber vermesi için sözü geçen madde de belirtilen kişilerden herhangi bir kimseye bildirimde bulunulmamış, haber kağıdının kapıya yapıştırıldığının belirtilmesi ile yetinilmiştir (Teb. K. m. 23/7). Bu hali ile davalıya yapılan duruşma gününü bildirir davetiyenin tebliği usulsüz olup, bu durum savunma hakkını kısıtlayan önemli bir usul hatasıdır. O halde mahkemece davalıya duruşma gününün usule uygun olarak tebliği ve gösterdiği takdirde delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre karar vermek gerekirken davalının yokluğunda hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
2-Mahkemece tensip zaptının kadının dava dilekçesinde bildirdiği adresine tebliğe çıkartıldığı, adreste tanınmadığından bahisle iade edildiği, akabinde Tebligat Kanunu’nun 35/2. maddesine göre tensip zaptının 20.02.2015 tarihinde tebliğ edildiği, bunun üzerine aynı adrese Tebligat Kanunu’nun 35/2.maddeye göre duruşma gününü bildirir davetiye çıkarıldığı ve 04.04.2015 tarihinde tebliğ edildiği; ancak dosya içinde bulunan 19.03.2015 tarihli uyap sorgu zaptında kadının dava dilekçesinde bildirdiği adresinden başka mernis adresinin mevcut olduğu görülmüştür.
Tebliğe elverişli bir mernis adresi varken, Tebligat Kanunu’nun 35/2. maddesine göre tebligat çıkarılması mümkün değildir. Bu sebeple davacıya tensip zaptı ve duruşma gününün tebliği usulsüzdür. Mahkemece davacı kadının mevcut mernis adresine Tebligat Kanunu’nun 10/2 ve 21/2. maddelerine uygun olarak tensip zaptı, ön inceleme duruşması ve tahkikat duruşma günü tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilip hüküm kurulması gerekirken, bu işlemler yapılmaksızın şartları oluşmadan Tebligat Kanunu’nun 35/2. maddesi uyarınca tebligat yapılması ve davacıya usulüne uygun tebligat yapılmadan, göstermesi halinde savunma ve delilleri toplanmadan yokluğunda hüküm tesisi, hukuki dinlenilme hâkkının (HMK md. 27) ihlali niteliğinde olup, bozma sebebidir. Açıklanan sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair bölümlerin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 21.11.2018 (Çrş.)