YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2886
KARAR NO : 2018/18573
KARAR TARİHİ : 29.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine, 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; ihbara konu Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2010 tarihli 2010/247 Esas – 2010/205 Karar sayılı ilamının 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1. cümlesinde düzenlenen “tehdit” suçuna ilişkin olduğu; denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan “tehdit” suçunun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, söz konusu ilama ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2) Sanığın denetim süresinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilirken açıklanan hükümlerde, Anayasa’nın 141/3, 5271 sayılı CMK’nin 34 ve 230. maddeleri ile Ceza Genel Kurulunun 05.05.2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı gereğince mahkemenin gerekçeli kararında iddia, savunma, tanık beyanları ve diğer deliller somut olarak açıklanarak suçun öğeleri, kanıtlandığı kabul edilen olaylar denetime elverişli şekilde gösterilerek ve deliller tartışılarak mahkemenin ulaştığı sonuç sanık, mağdur, Cumhuriyet savcısı ve diğer okuyan herkesi tatmin edici olması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve yetersiz gerekçe ile karar verilerek 5271 sayılı CMK’nin 231/11. ve 232/6. maddelerine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
3) Sanığın kardeşi olan katılanı 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f-4 maddesince silahtan sayılan orak ile yaraladığı anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 86/3-a-e
bentlerini ihlal etmesi ve sanık hakkında aynı olayda iki ağırlaştırıcı neden bulunması gözetilerek 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi temel ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında kurulan hükümde, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, ceza miktarı bakımından CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 29.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.