YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2991
KARAR NO : 2018/5630
KARAR TARİHİ : 10.10.2018
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında .. Köyü çalışma alanında bulunan 10804, 10605 ve 9345 parsel sayılı taşınmazlar 4753 sayılı Yasaya göre tapu kaydı nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı … taşınmazların tamamı hakkında davacı … ve müşterekleri ise 9345 sayılı parsel hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 10804 ve 10605 parsel sayılı taşınmazların davacı Bekir oğlu … adına, 9345 parselin ise davacılar … ve müşterekleri adına hisseleri oranında tapuya tesciline dair verilen karar Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle 1999 yılında kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir. Davacı … kesinleşen mahkeme kararında baba adı ” Bekir ” olarak yazılmış ise de aslında baba adının “Hasan” olduğunu iddia ederek hükümdeki hatanın tavzihen giderilmesini istemiştir. Mahkemece, davalı …’ye tavzih dilekçesi tebliğ edildikten sonra tavzih talebinin kabulüne, 1996/388 Esas ve 1999/214 Karar sayılı ilamın 1 numaralı bendinde geçen Bekir oğlu …’nın baba adının Hasan olarak düzeltilmesine karar verilmiş; tavzih hükmü davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; Yargıtay incelemesi sonucunda kesinleşen 03.01.2000 tarih, 1996/388 Esas ve 1999/214 Karar sayılı ilamın 1 numaralı bendinde geçen Bekir oğlu …’nın baba adının “Hasan” olduğunun toplanan delillerden anlaşıldığı gerekçesiyle hükmün yukarıda yazılı olduğu şekilde tavzihine karar verilmiş ise de; varılan sonuç yasal düzenlemeye aykırı bulunmaktadır.
6100 sayılı HMK’nın 304. maddesinde hükmün yeterince açık olmadığı veya tereddüt uyandırdığı veyahut birbirine aykırı fıkralar içermesi halinde icrası tamamlanıncaya kadar tavzih istenebileceği, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların tavzih yoluyla sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği düzenlenmiştir. Somut olayda tavzih istemine konu 22.12.1999 tarihinde kesinleşen, 03.01.2000 tarih, 1996/388 Esas ve 1999/214 Karar sayılı ilamın infaz edilerek tapuya tescil işlemi yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Hüküm infaz edilerek (icrası tamamlanarak) taşınmaz hakkında tapu kaydı da oluşturulmuş olduğuna göre tavzih talebinin reddine karar verilmesi gerekirken talebin kabulü ile yasaya aykırı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalı … vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile 24.12.2015 tarihli tavzih kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 10.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.