YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10372
KARAR NO : 2018/13364
KARAR TARİHİ : 13.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın hırsızlık eylemini gerçekleştirdiği konteynırın anahtarını, giriş kapısının hemen üzerinde, kolaylıkla bulunabilecek bir yerden elde etmesi sebebiyle mahkemenin suç vasfının belirlenmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki 1 nolu bozma düşüncesine; konteynırdan gerçekleştirilen hırsızlık eyleminde konut dokunulmazlığını ihlal suçunun da oluştuğu anlaşıldığından tebliğnamedeki 2 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; sanığın adli sicil kaydına göre, tekerrüre esas nitelikte sabıkası bulunduğu halde TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
1. Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinde, temel cezanın 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olaya uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekirken, “sanığın samimi ikrarı ve tüm dosya içeriğine göre daha önce sabıkalı oluşu da gözetilerek” ifadesi çelişkili gerekçe ile teşdit uygulanması,
2. Sanığın Kandıra Asliye Ceza Mahkemesinde talimat yoluyla alınan 20.06.2014 tarihli savunmasındaki, hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına dair isteğinin, 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesi uyarınca tayin olunan kısa süreli hapis cezasının seçenek tedbirlere çevrilmesi talebini de içerdiği halde, konut dokunulmazlığını ihlal suçundan hüküm kurulurken bu konuda olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 13.11.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.