Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2018/5392 E. 2018/11344 K. 05.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/5392
KARAR NO : 2018/11344
KARAR TARİHİ : 05.11.2018

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat, Tazminat İsteminin Reddi

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıklara 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilen ve dosya içerisine dosya aslı bulunan şikayete esas İstanbul 3. İcra Müdürlüğü’nün 2009/23691 Esas sayılı icra takip dosyasının kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip olduğu, takibin dayanağının çek olduğu ve icra dosyasında alacaklı vekili tarafından yapılan bila tarihli talebin 26/02/2010 tarihinde kabul edildiği, şikayet tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 726. maddesinde çek için düzenlenen zaman aşımı süresi 6 ay iken 03/02/2012 tarih ve 28193 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren 6273 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle bu süre üç yıla çıkarılmışsa da 6763 sayılı Türk Ticaret Kanununun Mer’iyet Ve Tatbik Şekli Hakkında Kanun’un 2. maddesinde Türk Ticaret Kanunu’nun mer’iyetinden önce işlemeye başlamış bulunan zaman aşımı sürelerinin eski kanun hükmüne tabi olacaklarının ve 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 6/1.maddesinde; Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan zaman aşımı süreleri ile hak düşürücü sürelerin eski hukuka tabi olacağının düzenlenmesi ve sanık … müdafiinin 20/06/2012 tarihli savunma dilekçesinde çeke dayalı takipte zaman aşımının gerçekleştiğini belirtmesi, şikayetçi vekilinin şikayet dilekçesinde haciz ihbarnamelerine itirazları dosyaya baktıkları 24/10/2010 tarihinde öğrendiklerini belirtmiş olması karşısında şikayet tarihi itibarıyla icranın geri bırakılması şartlarının oluştuğu gerekçesiyle sanıkların beraatine ve tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken; sanık … hakkında, HGK’nın 11/05/2016 tarih ve 2014/12-1078 Esas, 2016/600 Karar sayılı ilamına göre şirket ortağının borçlu şirket bakımından üçüncü kişi sayılacağı gözetilmeden, sanık … hakkında ise yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden beraat ve her iki davalı hakkında tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi hükümler sonuç itibarıyla doğru olduğundan bozma sebebi yapılmamıştır.
Eylemlere, yükletilen suçlara ve tazminat isteminin reddi kararlarına yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 05/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.