YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17324
KARAR NO : 2013/22362
KARAR TARİHİ : 26.11.2013
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtilen gerekçelerle davalılar … ve … aleyhine açılan dava hakkında esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı … avukatı ile davalılar …, …, …, … tarafından temyiz edilmesi üzerine Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Davalılar …, …, …, … yönünden;
Davanın İş Mahkemesi sıfatıyla yürütülmesi, gerekçeli kararda temyiz yolu ve süresinin açıkça belirtilmiş olması karşısında; 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. maddesi hükmüne göre, İş Mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir.
Olayda, davalılar …, …, …’ya 05/08/2010, …’e 04/08/2010 tarihinde tebliğ olunan karara karşı, temyiz ise 23/08/2010 tarihinde vuku bulmuştur. Şu duruma göre davada 8 günlük temyiz süresi fazlası ile geçtiğinden 01.06.1990 gün ve 1989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı da gözönünde tutularak davalıların temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden REDDİNE,
2-Davalı … avukatının temyiz itirazları incelendiğinde;
a-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
b- İş davalarına bakmak üzere ilk defa 1950 yılında 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile özel bir mahkeme türü olan iş mahkemeleri kurulmuş, ancak ayrı iş mahkemesi bulunmayan yerlerde, anılan Kanunun 1/3. maddesi gereği Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu’nun bir asliye hukuk mahkemesini görevlendireceği, bu mahkemenin iş davalarına, iş mahkemesi sıfatıyla ve İş Mahkemeleri Kanunu’nda öngörülen yargılama usulüne göre bakacağı düzenlenmiş olup, bu anlamda ayrı özel mahkeme bulunmayan yerlerde davanın genel mahkemelerde, “özel mahkeme sıfatıyla bakıldığı belirtilmek suretiyle” görülmesi gerekmektedir. Tekrar önemle belirtmek gerekir ki 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8. maddesi hükmüne göre de, iş mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararlara karşı temyiz süresi, karar yüze karşı verilmişse nihaî kararın taraflara tefhimi, yokluklarında verilmiş ise tebliği tarihinden itibaren sekiz gündür. Mahkemece, bir kısım duruşma tutanaklarında ve gerekçeli karar başlığında davaya ” İş Mahkemesi Sıfatıyla” bakıldığının belirtimemiş olmaması,
Davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen hüküm tarihinde yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesine göre, avukatla temsil edilen davalı … lehine vekalet ücreti verilmemiş olması isabetsizdir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Kanunun geçici 3’üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Kanunun 438’inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
S O N U Ç : Gerekçeli karar başlığına davaya ” İş Mahkemesi Sıfatıyla” bakıldığının yazılmasına, Hükmün vekalet ücretini gösterir 6. paragrafının sonuna “ davalı … kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına ve bu şekliyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 26.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.