Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2012/20562 E. 2013/11897 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20562
KARAR NO : 2013/11897
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

KARAR

Dava, trafik-iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler nedeniyle oluşan Kurum zararının 506 sayılı Kanunun 26. maddesi gereğince davalılardan müştereken ve müteselsilen rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan … İnş. Malz. Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Gerekçeli karar başlığının, HMK.’nın 297. maddesinin b bendinde (Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388. maddesinde) tanımlanan unsurları taşıması ve “tarafların ve davaya katılanların kimlikleri” ni kapsaması gerektiği yönündeki hükmünün, kararın yazımında dikkate alınmayarak, davalılardan … hakkkında açılan davanın terfrik edilerek HUMK.’nın 409/5 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği halde, anılan davalının karar başlığında gösterilmiş olması, maddi hatadan ibaret olup, sonuca etkili olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
2-) 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesinde iş kazası ve meslek hastalığı, hastalık bakımından işverenin ve üçüncü kişinin sorumluluğu konusunda yeni düzenlemesi getirilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin anılan kanunda, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağının 506 sayılı Kanunun 26. maddesi olduğu belirgindir.
Davaya konu somut olayda; davalı şirketler arasında kurulan ortaklık girişimi ile Karayolları Genel Müdürlüğü’ne karşı, … ‘nde bulunan yol yapım işi üstlenilmiştir. 01.10.2002 tarihinde, davalılardan … İnş. Tic. A.Ş.’ye ait çekiciyi kullanan, aynı zamanda anılan davalı şirketin de işçisi olduğu anlaşılan davalı …’ın şerit ihlali yapması sonucu, çekicide yolcu olarak bulunan davalılara ait ortak girişimin işçisi sigortalı… ile çekiciyi kullanan … vefat etmiş, davanın yargılaması sürecinde 16.06.2009 ve 16.08.2011 tarihli kusur raporları aldırılmış, meydana gelen kazada davalı …’ın %100 kusurlu olduğu belirtildiği halde, davalılar … İnş. İnş. Malz. Tic. A.Ş. ile … İnş. Tic. A.Ş. yönünden ıslah ile artırılan miktar da gözetilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre; şerit ihlali yaparak 01.10.2002 tarihli kazaya neden olan …’ın %100 kusurlu olduğunun, işverenin 506 sayılı Kanunun 26/1, 4857 sayılı Yasanın 77. ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün 2 vd. maddelerine göre herhangi bir kusurunun bulunmadığının anlaşılması karşısında, davalı … İnş. İnş. Malz. Tic. A.Ş. yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanlış değerlendirme ile hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Kuşkusuz hükmü temyiz etmeyen davalılardan … İnş. Tic. A.Ş. yönünden davacı Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış haklar bozma üzerine yürütülecek yargılamada gözetilmelidir.
O hâlde, davalılardan … İnş. İnş. Malz. Tic. A.Ş. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalılardan … İnş. İnş. Malz. Tic. A.Ş.’ye iadesine, 30.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.