YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/18892
KARAR NO : 2018/5929
KARAR TARİHİ : 20.11.2018
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– KARAR –
Davacı vekili, davacı banka ile davalı arasında kredi sözleşmesi imzalandığını buna istinaden davalı borçluya destek kredisi tahsis edildiğini, davalı tarafından bir kısım taksitlerin ödenmesinden bir süre sonra ödemelerin yapılmasında sıkıntı yaşanması üzerine davalı hakkında ilamsız takip başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile % 20 ‘den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, davalı … 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2011/1834 sayılı dosyası ile kısıtlılık kararı alındığını, davacı bankanın tacir olduğunu ve basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüğü bulunduğunu, kısıtlı olan kişiye bu işlemi yapmaması gerektiğini. çünkü TMK uyarınca kısıtlı olan kişilerin borçlanma ehliyetinin olmadığını, yaptığı işlerin hükümsüz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı …’ün savurganlığı nedeniyle … 4. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 20.03.2012 tarihli karar ile vesayet altına alınarak kısıtlandığı, kendisine vasi olarak eşi …’ün atandığı, davalının yeniden borçlandırılmaması hususunda tedbir konulmasına ilişkin müzekkerenin davacı bankaya 26.08.2011 tarihinde tebliğ edilmesine karşın davacı banka tarafından davalıya 18.12.2013 tarihinde davaya konu kredinin kullandırıldığı, bu nedenle davacı banka basiretli davranmayıp, üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmemiş ise de davalının da hakkında kısıtlılık kararı olmasına rağmen ticari veya mesleki amaçlı olarak davacı bankadan destek kredisi kullandığı, kullandığı kredinin 8 taksitini ödediği, takip eden taksitlerinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinde bu kez borçlunun kısıtlı olduğu belirtilerek yapılan borçlandırıcı işlemin geçersizliğinin ileri sürülmesi iyi niyet kurallarına aykırı olduğu ,davacı bankanın takip tarihi itibariyle asıl alacak, faizler ve faizlerin gider vergisi olmak üzere toplam alacağının 7.322,64 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş,hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmişti
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Her ne kadar davalı … … 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’ nin 2011/1834 sayılı dosyası ile kısıtlanmış ve kendisine vasi atanmış ise de davacı banka tarafından kısıtlı ile imzalanan sözleşmeye istinaden destek kredisi verilip bu kredi de kullandırılmıştır. Bilahare kullandırılan kredi geri ödeme planına bağlanarak bir kısım taksitler de ödenmiştir. Davalı her ne kadar kullandığı krediden anapara yönünden sorumlu ise de kısıtlı ile yapılan sözleşme geçerli olmadığından alacağın tespitinde sözleşme hükümleri uygulanamaz. Bu nedenle takip tarihi itibariyle yerel mahkemece T.B.K.’nun 61.maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanarak değerlendirme yapılıp alacağın belirlenmesi açısından bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte belirtildiği üzere davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 20/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.