YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/14739
KARAR NO : 2018/19912
KARAR TARİHİ : 10.12.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Vakıf Tadil Senedi Tescili İstemli
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
… A R A R
Dava dilekçesinde, vakıf tadil senedinin tesciline ilişkin gerekli işlemlerin yapılması istenilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 115. maddesinde, mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı, dava şartı eksikliğini tespit ederse davanın usulden reddine karar vereceği, ancak, dava şartı eksikliğinin giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verileceği, bu süre içinde belirtilen eksiklik giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedeceği; 119. maddesinde ise, tahdidi olarak dava dilekçesinde bulunması gereken hususlar sayılarak ikinci fıkrasında da dava dilekçesinde bulunması gereken bu unsurlardan mahkemenin adı, dava konusu ve değeri, vakıalar, deliller ve hukuki sebepler dışında kalanlardan herhangi birinin eksik bırakılmış, yazılmamış olması durumunda hakimin davacıya eksikliğin tamamlanması için kesin süre vermesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Gerek 115 ve gerekse 119. maddelerde verilen kesin sürenin bir haftalık süre olacağı da belirtilmiştir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması halinde dava açılmamış sayılır. HMK’nin “Hâkimin Davayı Aydınlatma Ödevi” başlığını taşıyan 31.maddesinde; “Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda; davacı vakıf tarafından mahkemeye verilen yazının usulüne uygun dava dilekçesi niteliğinde olmadığı, kanunda belirtilen hususları içermediği gibi hakim tarafından davacıya eksikliklerin tamamlanması için kesin süre de verilmediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında mahkemece yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmadan ve davacıya eksikliklerin tamamlanması için kesin süre verilmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
10.12.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.