Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/6520 E. 2013/22063 K. 21.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6520
KARAR NO : 2013/22063
KARAR TARİHİ : 21.11.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, ödeme emrini iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, adına … Gold Kuyumculuk San. ve Tic.Ltd.Şti’nin 2004/8-9. aylara ilişkin Kuruma olan borcu nedeniyle düzenlenmiş olan ödeme emrinin iptali istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, ödeme emrinin 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu ve zamanaşımı süresinin de geçmediğinden bahisle dava reddedilmiştir.
Dava konusu ödeme emri incelendiğinde, davacıya 5510 sayılı Yasanın 89. inci maddesine göre gönderildiği, 31.05.2012 tarihli Kurum yazısında da şirket ortaklarına ödeme emri düzenlendiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar mahkemece hak düşürücü süre yönünden yapılan değerlendirme isabetli ise de; somut olayda çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, davacıya şirket üst düzey yöneticisi olarak mı, ortak sıfatıyla mı takip yapıldığı, başka bir ifadeyle mahkemece 506 sayılı Kanunun 80. maddesine göre mi; 6183 sayılı Kanunun 35. maddesine göre mi araştırma yapılarak karar verileceği noktasında toplanmaktadır.
6183 sayılı Kanunun 35. maddesinde; limited şirket ortaklarının kamu alacaklarından sorumluluğu düzenlenmiş, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılması koşuluyla şirket ortaklarının sermaye hisseleri oranında sorumlu olacağı öngörülmüştür.
506 sayılı Kanunun 80. maddesi hükmüne göre de; tüzel kişiliği haiz işverenlerin, temsil ve ilzama yetkili üst düzeydeki yönetici ve yetkilileri haklı bir sebep olmaksızın ödenmeyen prim, sosyal yardım zammı ve ferilerinden dolayı Kuruma karşı işveren ile birlikte müteselsilen sorumludurlar.
Mahkemece dava konusu takibin 506 sayılı Yasanın 80. maddesine göre mi, 6183 sayılı Yasanın 35. maddesine göre mi yapılmış olduğu belirlendikten sonra, davacının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı tespit edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya ayırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 21.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.