YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/579
KARAR NO : 2018/11675
KARAR TARİHİ : 12.11.2018
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Şikayet Hakkının Düşürülmesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi,gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A- İİK’nın 331 ve 333/a maddelerine aykırılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede,
İİK’nın 331. maddesine aykırılık suçundan sanığın, borçlu şirketin hangi mal varlığını ne şekilde eksilttiğinin şikayet dilekçesinde somut olarak gösterilmemesi karşısında İİK’nın 351. maddesi uyarınca hakimin resen araştırma yükümlülüğü olmadığı gerekçesiyle; İcra ve İflas Kanunu’nun 333/a maddesinde “Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların; ticari işletmenin borcu ödeyebilecek ekonomik güce sahip olmasına karşın kasıtlı olarak ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara sokmaları ve ayrıca bu eylemlerinin başka bir suçu oluşturmaması halinde cezalandırılacaklarının” hükme bağlanması, aynı kanunun 351.maddesinde de şikayetçinin dilekçe ve beyanında göstermiş olduğu delillerle bağlı olduğunun belirtilmesi karşısında şikayet dilekçesinde borçlu şirketin borcu ödeyebilecek güçte olduğuna dair bir iddiada bulunulmadığı gibi, aksine sanığın yetkilisi olduğu borçlu şirketi sermayesinin çok üzerinde miktarlarda borç altına soktuğunun iddia edilip ileri sürülmüş olması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerekirken, İİK’nın 331. maddesine aykırılık suçundan somutlaştırma olmaması nedeniyle belirlenebilecek bir fiil tarihi bulunmadığı ve İİK’nın 333/a maddesine aykırılık suçundan takibin kesinleştiği tarihe göre şikayetin süresinde olduğu gözetilmeksizin şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu sebeple yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hüküm fıkrasına birinci paragraf olarak “Sanığın unsurları oluşmayan atılı İİK’nın 331 ve 333/a maddesine aykırılık suçlarından 5271 sayılı CMK’nın 223/2-b bendi uyarınca beraatine” ibaresi eklenmek suretiyle bu suçlar bakımından başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- İİK’nın 337/a ve 345/a maddelerine aykırılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede,
Sanığa duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda yargılama yapılacağına ilişkin İİK’nın 349. maddesindeki açıklamaları içermeyen duruşma davetiyesi tebliği ile yetinilip yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması suretiyle savunma hakkı kısıtlanması,
Kabule göre de;
1- İİK’nın 337/a maddesine aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik incelemede,
Ticareti terk eden tacir açısından; muhatapların haklarını korumaya yönelik olarak İİK’nın 44. maddesi ile, ticareti terk eden bir tacire; 15 gün içerisinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret sicilin memurluğuna bildirme ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunma, ticaret sicili memurluğunca ticaret sicili ilanlarının yayınlandığı gazete’de ve alacaklıların bulunduğu yerlerde de mutat ve münasip vasıtalarla ilan etme ve ilan masraflarını da ödeme yükümlülükleri yüklenmiş, bu yükümlülüklere aykırı davranmanın yaptırımı ise İİK’nın 337/a maddesinde düzenlenmiş olup, takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun;
1- İİK’nın 44. maddesine göre mal beyanında bulunulmaması,
2- Mal beyanında mevcudun eksik gösterilmiş olması,
3- Aktifte yer alan malın veya yerine kaim olan değerin haciz veya iflas sırasında gösterilmemesi,
4- Mal beyanından sonra, beyan edilen bu mallar üzerinde tasarruf edilmesi” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının zarar görmesi ve borçlunun tacir olması gibi…) gerçekleşmesi halinde oluşacağı konusunda gerek uygulamada gerek öğretide herhangi bir duraksamanın mevcut olmaması ve somut uyuşmazlıkta bu eylemden dolayı şikayetçinin zarar gördüğünün dosya içeriğinden anlaşılması ve 05/08/2014 tarihli haciz tutanağında borçlu şirketin sicil adresi olmayan adresten 6 ay önce ayrıldığının belirtilmiş olması da dikkate alındığında borçlu ticaret şirketinin kayıtlı olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğünden 2013 ve 2014 yıllarına ait tüm vergi beyanname örnekleri getirtilerek incelenip şikayetin süresinde olup olmadığı tespit edilerek delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- İİK’nın 345/a maddesine aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik incelemede,
İİK’nın 345/a maddesindeki suçun oluşabilmesi için, aynı Kanun’un 179 ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 376. (6762 sayılı TTK’nın 324.) maddesinde öngörülen koşullarda şikayet tarihi itibariyle şirketin aktif ve pasif durumu belirlenerek, sonucuna göre şirketin iflasının istenmesi şartlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği cihetle, öncelikle borçlu şirkete ait ticari defterler, kayıtlar ve banka hesapları bulunduğu yerden temin edilerek, bunlar üzerinde borçlu şirket aleyhine yapılıp kesinleşen icra takip dosyalarının borçları da pasife dahil edilecek şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılıp şirketin iflasının istenmesi gerekiyorsa iflas şartlarının ilk kez hangi tarihte oluştuğu tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik kovuşturma ile şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 12/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.