YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4954
KARAR NO : 2018/4681
KARAR TARİHİ : 26.11.2018
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesi niteliğinde araç tamirinden kaynaklanan bedelin tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne dair verilen hüküm, taraf vekillerince temyiz olunmuştur. Davacı iş sahibi davalı ise yüklenicidir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı aracını tamir için davalıya ait servise bıraktığını, daha sonra aracın polis tarafından terk edilmiş vaziyette ve parçalarının sökülmüş olarak bulunduğunu, aracı teslim almadıklarından aracın davalının sorumluluğunda olduğunu, uğradıkları zararın tazminini talep etmiş, 30.000,00 TL’lik istemini 26.10.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle 34.995,00 TL’ye yükseltmiştir. Davalı ise kendilerine bırakılan aracı eksiksiz olarak tamir ettiklerini, tamir bedeline ilişkin faturanın ödenmediğini, aracın parçalarının sökülmesinden davalının sorumlu olmadığını, zaten sökülmüş parçaların, tamir bedelini dahi karşılamadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece dava konusu araç üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın kazadan önceki değeri, kaza sebebi ile araçta meydana gelecek değer kaybı, aracın mevcut hali ile değeri ve davalının tamir bedeline ilişkin fatura alacağının kesinleşmesi ile kesinleşen tamir bedeli alacağının mahsubu sonucunda davacı alacağının 34.995,00 TL olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili, 26.10.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesindeki talebini 34.995,00 TL üzerinden ıslah etmiş ve
ıslah harcını yatırmıştır. Mahkemece bilirkişi raporu hükme esas alınmak sureti ile davanın kabulüne ve 30.000,00 TL tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş ise de, davacı vekilinin 26.10.2015 tarihli dilekçesi ile ıslah edildiği gözetilmeden hüküm kurulmuştur. Oysa ki; davacı vekili 26.10.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 34.995,00 TL’ye yükseltmiştir. Mahkemece bu miktar üzerinden davanın kabulü gerekirken 30.000,00 TL üzerinden hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davacı vekilinin 2. bent uyarınca temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün
BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.537,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 26.11.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.