Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/5980 E. 2018/19640 K. 05.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5980
KARAR NO : 2018/19640
KARAR TARİHİ : 05.11.2018

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin … Belediyesinde işçi olarak çalışırken, … Belediyesinin 5216 sayılı Büyükşehir Belediyeleri Yasası’nda 6360 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu tüzel kişiliğinin sona erdiğini, yine Yasa gereği … Valiliğince kurulan, devir, tasfiye ve paylaştırma komisyonunun kararı ile de müvekkilinin işi gereği bütün alacak ve borçları ile birlikte Büyükşehir Belediyesine devrolduğunu, … Büyükşehir Belediye Başkanlığının itirazı üzerine, devredilen işçilerin alacak ve borçlarının 15/01/2015 tarihindeki yeni karar ile … Belediye Başkanlığına devrolunduğunu ancak uzun yıllar ödenmeyen ücretlerin yine ödenmediğini, her ne kadar taraflar arasında sözleşme yapılmış ise de ödenen meblağlar hakkında … Belediyesinden yeterli bilgi edinilemediğinden ayrıntılı olarak alacaklarını belirtmediklerini ileri sürerek, ikramiye, fazla çalışma, ücretli yıllık izin, sosyal yardım (aile ve çocuk) ve izin yardımı alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş kolu gereği hak ve alacaklarının müvekkili … Belediye Başkanlığına devrolmadığını halen büyükşehir belediye başkanlığı sorumluluğunda olduğunu, davacının müvekkili kuruma alacaklarının ödenmesi için başvurduğuna ilişkin bir belge sunulmadığını, davacının taleplerinin açıkça yasaya ve usule aykırı olduğunu, davacının dava dilekçesinde ki iddialarının belirsiz olduğunu, herhangi bir sendika ismi de belirtilmediğini, hangi sendikaya tabi olduğunu bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının fazla çalışma ücretine ilişkin taleplerini de kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Husumetin kime yöneltileceği taraflar arasında ihtilaflıdır.
Bir davanın tarafları (veya taraflardan biri) o davada gerçekten (davacı veya davalı olarak) taraf sıfatına sahip değilse, mahkeme, taraf sıfatına haiz olmayan kişi yönünden, davanın sıfat (husumet) yokluğundan reddine karar verir. Kimin işçi ve işveren olduğu, İş Kanunu’nun kapsamında bulunduğu, maddi hukuk sorunu olup, husumet çerçevesinde “sıfat”a ilişkin bu sorunun hâkim tarafından kendiliğinden “re’sen” nazara alınması gerekir. Diğer taraftan özellikle davalının taraf sıfatı olup olmadığında yanılgı, bir başka anlatımla husumetin tevcihinde hata yapılması halinde, dava husumetten reddedilmemeli, davacıya dava dilekçesini taraf olan davalıya yöneltme olanağı tanınmalıdır.
Nitekim 6100 sayılı HMK’nın 124. maddesinde “Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi … Belediyesinde çalışırken, bu belediyenin 6360 sayılı yasa gereğince kapatılması sonrasında, … Büyükşehir Belediyesinin su ve kanalizasyon işlerinden sorumlu BASKİ’ye devredilmiştir. BASKİ’nin ayrı bir tüzel kişiliği ve davaya husumet ehliyeti bulunmaktadır. Davacı işçinin … Belediyesinde çalışması söz konusu olmadığından ve talep edilen işçilik alacaklarının … Belediyesindeki çalışma dönemine ait olduğu gözetildiğinde, talep edilen alacaklardan davacı işçiyi nakille devir alan BASKİ sorumludur.
Tarafın yanlış gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından, HMK’nun 124. Maddesi işletilerek davanın doğru hasma yönetilmesi için gerekli usuli işlemlerin yapılması yoluna gidilmesi gerekirken, taraf sıfatı bulunmayan … Belediyesine karşı yürütülüp sonuçlandırılması hatalıdır.
2- 6100 sayılı HMK’nın 266. ve devamı maddeleri uyarınca hükme esas alınacak bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hâkimin denetimine elverişli olmalı, bilgi ve belgeye dayalı gerekçe ihtiva etmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, hükme esas alınan bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, dosyadaki hangi belge, veri veya bilginin, hangi alacak hesabında dayanak alındığı, sadece ait olduğu yıllar belirtilerek açıklanan alacak miktarlarının nasıl hesaplandığı veya bu sonuçlara nasıl ulaşıldığı yeterli şekilde açıklanıp, gerekçelendirilmediğinden ve alacak miktarlarının hesaplama şekli gösterilmediğinden rapor denetlenememektedir. Ayrıca davacının alacak talep ettiği dönemde birden fazla Toplu İş Sözleşmesi bulunmasına rağmen Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklanan taleplerin hangi dönem Toplu İş Sözleşmesinin maddesinde ne şekilde düzenlendiği, hesaplamanın hangi dönem toplu iş sözleşmesinin maddesine dayanılarak yapıldığı da açıklanmamıştır. Bundan başka yine davacıya dava tarihinden önce ve sırasında yapıldığı ileri sürülen ödemelerin neye istinaden hangi alacak kalemi için yapıldığı veya yapılmadığı, yapılmış ise ödemelerin miktarının ne olduğu da açıklanmamıştır.
Hükme esas alınan rapor bu hali ile taraf ve yargı denetimine açık olmadığı gibi davacı taleplerini ve taraf itirazlarını somut verilerle cevaplamamakta, davacının talep ettiği alacakların bulunup bulunmadığını, bulunduğu takdirde miktarlarının ne kadar olduğunu denetlemeye imkan vermemektedir. Mahkemece, taraf itirazlarını karşılamayan, yeterli ve doyurucu gerekçe ihtiva etmeyen, taraf ve yargı denetimine elverişli olmayan rapora itibar edilerek sonuca gidilmesi hatalı olup, bir diğer bozma nedenidir.
Mahkemece yapılacak iş, davanın doğru hasma yöneltilmesi halinde ve bu hasmın varsa dayandığı deliller de toplandıktan sonra, konusunda uzman farklı bir bilirkişi veya gerekirse bilirkişi kurulundan, tarafların ve hâkimin denetimine imkan veren, hüküm kurmaya elverişli ve gerekçeli rapor alınıp oluşacak duruma göre sonuca gitmektir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 05/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.