YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8146
KARAR NO : 2013/11768
KARAR TARİHİ : 05.06.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.01.2013 tarih ve 2012/329-2013/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin “… ” isimli buluşun patent hakkına sahip olduklarını, 24/11/2008 tarihli sözleşme ile müvekkillerinin bu buluşlarının lisansının davalıya devredildiğini, bunun karşılığında da, davalının ürün satışının başlangıcından itibaren birinci yılın sonunda 10.000,00 TL, ikinci yılın sonunda 20.000,00 TL ve üçüncü yılın sonunda 30.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL davacı müvekkillerine ödemekle yükümlü olacağının ve ürün satışı cirosununda %5’inin 60.000,00 TL’den ayrı olarak müvekkillerine ödeneceğinin düzenlendiğini, ancak davalının herhangi bir ödeme yapmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile davanın belirsiz alacak davası olarak kabulünü, ilk satış gerçekleştiği tarihten dava tarihine kadar doğan sözleşme bedeli ve bu bedele ek olarak sözleşme kapsamında ciro üzerinden %5 oranında hesaplanacak bedel olarak 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki uyuşmazlığın Fikri ve Sınai Haklar Hukuku’ndan kaynaklanan bir uyuşmazlık olmadığı, uyuşmazlığın 24/11/2008 tarihli sözleşmeden kaynaklandığını bu nedenle davanın mutlak ticari dava olduğunu, mahkemenin görevsiz olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacıların patent hakkı sahibi olduğu, brucella hastalığının teşhisine yönelik bir test yönteminin davalıya belli süre ile kiralanmış olduğu, 24/11/2008 tarihli sözleşmeden kaynaklandığı, patentin konusunun ya da patentin usulsüz kullanımın uyuşmazlık konusu olmadığı bu nedenle uyuşmazlığa 551 sayılı KHK’nın uygulama yerinin bulunmadığı, bu nedenle genel mahkemelerin görevli olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Patent Lisans Sözleşmesi ile lisans veren, lisans alana sözleşme konusu patent üzerinde bir kullanma hakkı tanır. Bu sözleşmenin konusunun patent kapsamındaki hakların kullandırılması olduğu da açıktır. Patent Lisans Sözleşmesi’ne; tescil edilmiş, başvurusu yapılmış patent ile henüz başvurusu yapılmamış buluşlar konu olabilir. Tescilli patent ile, tescil başvurusu yapılmış patent ve bunlara ilişkin lisans sözleşme 551 Sayılı KHK’de düzenlendiği için, lisans sözleşmesinin geçerliği, sözleşmedeki tarafların yükümlülükleri, bu KHK ve genel hukuk kurallarına göre belirlenir. Öncelikle bu nedenlerle tescilli veya tescil başvurusu yapılmış patenlere ilişkin lisans sözleşmeleri nedeniyle, lisans alan ve veren arasında çıkan uyuşmazlıklarda 551 Sayılı KHK’nın de göz önüne alınacak olması karşısında görevli mahkemeninde Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olacağı açıktır. Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, tescilli patent hakkını kapsayan Patent Lisans Sözleşmesi’nden kaynaklanan bu dava Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin görevine girmektedir. Mahkemece, işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.