YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/30125
KARAR NO : 2018/22589
KARAR TARİHİ : 06.12.2018
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili ile davalılardan … Bilgi Paz. Danışma ve Çağrı Servisi Hizm. A.Ş. vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davacının 19.04.2007-30.06.2014 tarihleri arasında asıl işveren olan … İletişim Hizmetleri A.Ş’ne ait çağrı merkezinde, alt işveren … Pazarlama Danışma ve Çağrı Servisi Hizm. A.Ş.’ne bağlı olarak çağrı merkezi görevlisi sıfatıyla çalıştığını, davalılar tarafından iş akdine haksız olarak son verildiğini, fesih sonrasında net 15.652,98 TL. kıdem tazminatı, net 3.445,41 TL ihbar tazminatı ödendiğini ancak tazminatlarının eksik hesaplandığını iddia ederek; fark kıdem tazminatı, fark ihbar tazminatı ve ücret farkı alacaklarının faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili özetle; her ne kadar davacının her iki müvekkil şirket aleyhine dava ikame etmiş ise de, müvekkillerinin faaliyet alanlarının birbirinden farklı olduğunu, müvekkili … şirketinin diğer davalı… şirketinden satış sonrası müşteri hizmetleri işini satın alındığını,… şirketinin yalnızca … şirketine hizmet vermediğini, müvekkili … şirketinin bünyesinde diğer davalının yaptığı işlerin yapılmadığını, bu işleri yapmak üzere herhangi bir eleman istihdamının da bulunmadığını, davalılar arasında asıl işveren – alt işveren ilişkisi bulunmadığını, davacının müvekkili… şirketinde 19.04.2007 tarihinde çalışmaya başladığını, davacının 09.06.2014 tarihli kendi el yazısıyla yazdığı dilekçesine istinaden iş sözleşmesinin İş Kanunu’nun 17. Maddesine göre 30.06.2014 tarihinde feshedildiğini, davacıya hak kazandığı ücretlerinin ödendiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacıya tüm ücretlerinin zamanında ve eksiksiz ödendiğini, davacıya ücreti dışında prim ödemesi de yapıldığını ancak primlerin sabit ve maktu olmadığını, her ay değişkenlik gösterdiğini, bu nedenle bu tutarların tazminat hesabında dikkate alınmasının mümkün olmadığını, davacı ile aynı işi yapan ve giriş tarihleri farklı olan …, … ve Gökhan Basel’e ait geriye doğru 1 yıllık ücret bordolarının sunulduğunu, bordrolardan görüleceği üzere söz konusu çalışanların aylık sabit brüt ücretlerinin aynı olduğunu ancak çalışmalarına ve performanslarına bağlı değişkenlik arz eden primlerinin farklılık gösterdiğini, davacının farklı ücret uygulandığı iddiasını kabul etmediklerini, davacının her yıl imzaladığı Menfi Tespit Mutabakat Sözleşmeleri belgelerine istinaden davacının tüm haklarını tek tek aldığını beyan ve kabul ettiğini, Yargıtay içtihatları ile bu belgelerin geçerli addedildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davalı … aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalı yönünden de davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davacı vekili ve davalı … Pazarlama Danışma ve Çağrı Servisi Hizm A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı … Paz. Danışma ve Çağrı Servisi Hizm. A.Ş.’nin tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinde, işveren bir iş sözleşmesine dayanarak işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi ya da tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar olarak açıklanmıştır. O halde asıl işveren alt işveren ilişkisinden söz edilebilmesi için öncelikle mal veya hizmetin üretildiği işyeri bulunan bir işverenin ve aynı işyerinde iş alan ikinci bir işverenin varlığı gerekir ki asıl işveren alt işveren ilişkisinden söz edilebilsin. Alt işverenin başlangıçta bir işyerinin olması şart değildir. Alt işveren, işveren sıfatını ilk defa asıl işverenden aldığı iş ve bu işin görüldüğü işyeri nedeniyle kazanmış olabilir.
Asıl işverene ait işyerinde yürütülmekte olan mal veya hizmet üretimine ait yardımcı bir işin alt işverene bırakılması nedeniyle, alt işveren açısından bağımsız bir işyerinden söz edilip edilemeyeceği sorunu öncelikle çözümlenmelidir. Zira asıl işveren veya alt işverenin değişmesinin işyeri devri niteliğinde olup olmadığının tespiti için işyeri kavramının bu noktada açıklığa kavuşturulması gerekir.
Soruna 2821 sayılı Sendikalar Kanunu açısından baktığımızda, asıl işin tabi bulunduğu iş kolunun yardımcı iş için de geçerli olduğunu söylemek gerekirse de 4857 sayılı Kanunun 3. maddesinin açık hükmü karşısında, işin alt işverene bırakıldığı durumların bundan ayrık tutulması gerekir. Gerçekten, 4857 sayılı Yasanın 2/III maddesinde, “İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür” şeklinde Sendikalar Kanunu ile örtüşen ana kurala yer verildiği halde, sonraki bentlerde asıl işveren alt işveren ilişkisi düzenlenmiş, bir anlamda yardımcı işin alt işverene bırakılması ile ayrık bir durum öngörülmüştür. Daha sonra da, aynı yasanın 3 üncü maddesinde “Alt işveren, bu sıfatla mal veya hizmet üretimi için meydana getirdiği kendi işyeri için birinci fıkra hükmüne göre bildirim yapmakla yükümlüdür” şeklinde kurala yer verilerek sorun açık biçimde çözümlemiş ve alt işveren işyerinin asıl işverene ait işyerinden bağımsız olduğu ortaya konulmuştur. Belirtilen çözüm şekli alt işverenlik kurumunun niteliğine de uygun düşmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 4857 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce de alt işverenin işyerinin, asıl işverene ait işyerinden bağımsız olduğu sonucuna varmıştır (Yargıtay HGK. 6.6.2001 gün 2001/ 9-711 E, 2001/ 820 K).
Somut uyuşmazlıkta; dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalı … Paz. Danışma ve Çağrı Servisi Hizm. A.Ş.nin call center ve saha hizmetleri sunucusu olduğu, davacının davalı … Paz. Danışma ve Çağrı Servisi Hizm. A.Ş.nde çalıştığı süre boyunca sadece davalı … İletişim. Hizm. A.Ş.ne hizmet verdiği ve davacı ile birlikte diğer çalışanlarında … Paz. Danışma ve Çağrı Servisi Hizm. A.Ş.nin personeli olarak … İletişim Hizmetleri A.Ş.nin müşteri hizmetlerini sundukları anlaşılmıştır.
Alt işveren … Paz. Danışma ve Çağrı Servisi Hizm. A.Ş.nin davalı … İletişim Hizm. A.Ş. dışında, kamu ve özel sektördeki başka firmalara da aynı hizmeti vermesinin ve davacının SGK kayıtları ile bordrolardaki işvereninin … Paz. Danışma ve Çağrı Servisi Hizm. A.Ş. olarak gözükmesinin asıl işveren – alt işveren ilişkisine etkisi bulunmamaktadır. Bu itibarla, davalı şirketler arasındaki ilişki, asıl işveren – alt işveren ilişkisi olduğundan, davalı … İletişim Hizm. A.Ş.ninde hüküm altına alınan alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun gözetilmemesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.