Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/7758 E. 2013/20590 K. 07.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7758
KARAR NO : 2013/20590
KARAR TARİHİ : 07.11.2013

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Dava, rucüan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir ve yapılan tedavi gideri nedeniyle uğranılan Kurum zararanın tahsili istemine ilişkin olarak açılan davanın, yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. maddesidir.
Dosya kapsamına göre; davalı belediyeye ait briket ocağında işçi olarak çalışan sigortalı, briket makinesinin mikserini içine girmek suretiyle temizlediği sırada, bu durumdan habersiz olan usta … tarafından mikserin çalıştırılması sonucu vefat etmiştir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı işverenin % 60, sigortalının ise, % 40 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de, sözkonusu raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
İş kazası sonucu sigortalının ölümü üzerine açılan ceza davasında, … 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14.5.2009 tarih ve 2009/129 esas ve 2009/258 karar sayılı kararı ile sanıklar … ve … kusurlu bulunarak erteli para cezası ile mahkumiyetlerine hükmedilmiş olup, sanıklar hakkında açılan davanın temyiz incelemesi aşamasında 12. Ceza Dairesi tarafından davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, konusunda ve iş güvenliği alanında Uzman bilirkişilerden İşçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatı ile oluşa uygun ve özellikle iş kazasının meydana gelmesinde 3. kişilerin Kusur durumlarını irdeleyen kusur raporu alınarak ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz rapora dayalı olarak karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Kabule göre de; davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 26.maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı kararı ile 26.maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun rücu hakkının, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı, ya da, hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında, Kurum tarafından gönderilen peşin değer cetvelindeki gelire girme tarihi itibariyle bağlanan gelirin ilk peşin değeri olan 13.324,26 TL’nin davalının kusura isabet eden miktarıyla sınırlı hüküm kurulması gereğine karşın, sigortalıya bağlanan gelirde kanunlar ve katsayılar nedeniyle meydana gelen artışları da dahil etmek suretiyle hesaplama yapılması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı avukatının, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 07.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.