YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/36553
KARAR NO : 2018/22317
KARAR TARİHİ : 04.12.2018
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ile davalılardan … A.Ş. vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;1701012344894 SGK sicil numaralı davacının 24/03/2009 tarihinde … … Seramik San. A.Ş’ne ait 3. Stok sahası işyerinde, alt işveren… İnş. Ltd. Şti. yanında kepçe operatörü olarak hizmet akdiyle çalışmaya başladığını, aralıksız olarak aynı işyerinde çalıştıktan sonra 12.05.2012 tarihinde iş akdine son verildiğini, iş akdinin feshinde kendisine ödenmesi gereken tazminat ve ücret alacaklarının ödenmediğini, davacının işe girdiği tarihten çıktığı tarihe kadar olan tüm hizmet süresi boyunca ayda 10-15 gün kadar her gün ortalama 1 saat fazla mesai yaptığını fakat iş akdinin sona erdiği tarihte hak ettiği kıdem tazminatının, ihbar tazminatının ve yıllık ücretli izin alacaklarının kendisine ödenmediğini, hatta fazla mesai ücret alacaklarının da ödenmediğini, davacının son günlük brüt ücretinin 34,35 TL olduğunu, kendisine ücret dışında aylık erzak yardımının da yapıldığını, bu sebeple davacının tüm hizmet süresi dikkate alınarak brüt ücretine ilave edilerek, ücret yerine geçen ödemelerde katılmak suretiyle belirlenecek giydirilmiş ücreti üzerinden hesaplanacak kıdem tazminatı ile kullanmadığı yıllık ücretli izin alacakları ve fazla çalışma ücretlerinin tahsili için bu davayı açtıklarını iddia ederek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL kıdem tazminatı, 1.000,00TL ihbar tazminatı, 400,00 TL yıllık ücretli izin alacağı ve 500,00 TL fazla mesai ücret alacağı olmak üzere toplam 2.000,00 TL’nin iş akdinin sona erdiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, dava masrafları ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti:
… … Seramik San. A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılmış bulunan bu davanın gerek usul hukukuna gerekse de maddi hukuka aykırı olduğunu, haksız ve mesnetsiz bir dava olduğunu, bu davanın reddinin gerektiğini, davalı … … Seramik San. A.Ş.’nin davacı …’ın işvereni olmadığını, davacının işvereninin “… Mahallesi … Caddesi No :76/A …” adresinde bulunan… İnş. Tic. Mad. San. Ltd. Şti olduğunu, bu firmanın ayrı işyeri muhasebesinin ve vergi numarasının olduğunu, münhasıran vekil eden şirkete iş yapmadığını, bütün piyasaya fatura karşılığı iş yapan bir firma olduğunu, davacı işçinin sigorta primlerinin… İnş. Tic. Mad. San. Ltd. Şti. tarafından yatırıldığını, bordrolarının da yine… İnş. Tic. Mad. San. Ltd. Şti. tarafından tanzim edildiğini, 26/12/2007 tarihli vekil eden şirket ve… İnş Tic. San. Ltd. Şti. arasındaki sözleşmenin 10/2. Maddesi gereği… İnş. Tic. Mad. San. Ltd. Şti. tarafından çalıştırılacak işçilerin hiçbir şekilde vekil eden şirket ile iş hukuku yönünden hiçbir ilişkisinin olmadığını, bu nedenle davacı tarafça talep edilen bu alacaklardan doğrudan… İnş. Tic. Mad. San. Ltd. Şti.’nin sorumlu olduğunu, açılmış bulunan bu davanın da sadece… İnş. Tic. San. Ltd. Şti.’ye yöneltilmesi gerektiğini, bu açıklamalar ışığı altında davanın tarafı olmayacaklarını, husumet itirazında bulunduklarını ve husumet itirazlarının kabul edilmesini, davanın reddedilmesini talep ettiklerini, davacının hizmet dökümünün incelendiğinde dava dilekçesinde çalıştığı iddia edilen dönemde … … Seramik San. A.Ş.’nin işçisi olmadığından dava dilekçesinde talep edilen alacaklardan vekil eden şirketin sorumlu olmasının mümkün olmadığını, davacının dava dilekçesinde de belirttiği üzere 12/05/2012 tarihinde işten ayrıldığını, ancak iddia ettiği üzere iş akdine son verilmediğini, davacının vermiş olduğu ibraname ile “çalışmış olduğu işyerinden istifa ederek ayrıldığını” belirterek “çalışmaya başladığı tarihten itibaren bugüne kadar geçen çalışma süresi içinde bütün ücretlerini, fazla mesai ve her türlü sosyal hakları ile hafta ve genel tatil günlerine ait ücretlerinin, ayrıca kullanmadığı yıllık izin parasını ve ayrılış esnasında hak ettiği ve yukarıda belirtilen istihkaklarını eksiksiz aldığını, işyerinden kanun ve hizmet akdinden doğan hiçbir şekil ve nam altında herhangi bir alacağının, maddi ve manevi herhangi bir hak talebinde bulanmayacağını ve işyerini geçmişe yönelik olarak ibra ettiğini” beyan ettiğini, davacının bu yazılı beyanlarına göre, işyerinden istifa ederek ayrıldığından dava dilekçesi ile talep ettiği kıdem tazminatı ve ihbar tazminatına hakkı olmadığını, yine verdiği bir ibraname ile işverenden herhangi bir alacağı kalmadığını beyan ettiğinden dava dilekçesi ile talep ettiği yıllık izin ücret alacağı ve fazla mesai ücreti alacağına hakkı olmadığını, tereddüte mahal vermeyecek şekilde açıkça ortada olduğunu, davacının dava dilekçesinde talep ettiği alacaklarının hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, açılan bu davanın reddinin gerektiğini savunarak yukarıda gerek usul hukukuna ve gerekse de maddi hukuka açıkça aykırı, haksız ve mesnedsiz olarak açılan bu davanın reddini, yargılama giderleriyle ücret-i vekaletin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı … İnşaat Ltd. Şti. Vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartları yönünden davacının dilekçesinin yasaya ve usule uygun olmadığını, zira konusu belirli olan bir davada kısmi dava veya belirsiz alacak davasının açılamayacağını, davacının açtığı davanın şartlarından yoksun olduğundan reddedilmesi gerektiğini, davacının tüm delillerini ön inceleme aşamasında sunmadığını, tanık isimlerini açıklamadığını, tanık dinlenilmesine muvafakatlerinin olmadığını, davacıya tüm işçi alacaklarının ödendiğini, davanın hukuki yararının olmadığını, vekil edenin diğer davalı şirketin taşeronu olduğunu, diğer şirketin emir ve direktifleri ile hareket ederek işçi çalıştırdığını, dava dilekçesi ile işten ayrılmak istediğini belirtiğini, istifa ederek işten ayrıldığını, bu dilekçeye istinaden de davacıya kıdem tazminatı ödenerek iş akdinin sona erdirildiğini, davacının ekte sundukları ibranameler ile vekil edeni ve diğer davalı işveren şirketi ibra edip alacağın tamamını aldığını, davacının kıdem, ihbar, tatil ücreti taleplerinin açıkça kötü niyetli olduğunu, davacının fazla mesai talebinin de haksız ve mesnetsiz olduğunu, zira işe giriş çıkışta kart basıldığını, işçinin basmış olduğu karta göre çalışmaların tespit edildiğini, ücretinin bu çalışmasına göre ödendiğini, davacının iddiasının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddini, yargılama masraflarının ve ücreti vekaletin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C)Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresinde, davacı vekili ile davalı Kale Seramik A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekili ile davalı Kale Seramik A.Ş.’nin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçi davalılara ait işyerinde, iki dönem halinde çalışmış, emeklilik suretiyle 29.07.2010 tarihinde işyerinden ayrılmış ve hak kazandığı kıdem tazminatının ödenmesi suretiyle bu ilk dönem tasfiye edilmiştir.
Davacı 04.08.2010 tarihinde yeniden çalışmaya başlamış, 26.04.2012 tarihinde işyerine verdiği dilekçede tazminatlı olarak çıkışının verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesinde ise iş sözleşmesinin 12.05.2012 tarihinde işverence feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatını talep etmiştir. İşyeri kayıtlarından davacının 12.05.2012 tarihine kadar çalıştığı anlaşılmakla iş sözleşmesinin söz edilen tarihte işverence feshedildiği kabul edilmelidir. Davacının 26.04.2012 tarihli dilekçesi, davacı işçi tarafından tazminatlı olarak çıkışının talep edilmesi ve davacı işçinin çalışmaya devam etmesi sebebiyle istifa olarak değerlendirilemez.
2. Bu nedenle dönem çalışma süreleri 04.08.2010 – 12.05.2012 tarihleri arasında olmakla salt bu süre için ihbar ve kıdem tazminatı hesabı yapılmalı ve her iki isteğin kabulüne karar verilmelidir.
3-Mahkemece hüküm altına alınan alacakların tahsiline ilişkin olarak hüküm fıkrasının 4. paragrafında “davalıdan alınarak davacıya verilmesine” şeklinde karar verilmiştir. Karar başlığında iki davalı bulunmakta olup, infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.
4-Davacı vekilinin, 03.11.2014 havale tarihli mazeret dilekçesine dayanak olarak sunduğu ve bu dosyayla ilgisi bulunmayan, Yenice Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/35 Esas sayılı dava dosyasına ait 16.09.2014 tarihli duruşma zaptında yer alan tanık beyanlarına gerekçede yer verilmesi de hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 04.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.