YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12976
KARAR NO : 2018/20404
KARAR TARİHİ : 13.11.2018
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13/11/2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat … ile karşı taraf adına Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işyerinde 31.12.1985-05.08.2011 tarihlerinde, üst düzey konumlarda en son aylık 17.628,00 TL ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haklı neden savunması ile feshi üzerine açtıkları işe iade davasında “geçerli nedenle” fesih yapıldığının hüküm altına alınarak kararın kesinleştiğini, davalı tarafın bu karardan sonra bir kısım kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti ödediğini ancak bakiye alacakları olduğunu, ileri sürerek bakiye kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, izin ücretinin de ödendiğini ancak işe iade davası sonuca göre davacıya hak ettiği kıdem ve ihbar tazminatının da ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, işverence yapılan ödemelere göre davacının ihbar tazminatı alacağı olmadığı ancak kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Kıdem tazminatına esas alınması gereken süre konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşçinin iş sözleşmesinin askıda olduğu süreler de, kıdem süresinden sayılmamalıdır. Örneğin ücretsiz izinde geçen süreler kıdem tazminatına esas süre bakımından dikkate alınmaz.
Somut uyuşmazlıkta, davalı işveren davacının 1999 yılında 51 gün 2011 yılında ise 48 gün ücretsiz izin kullandığını savunarak bu sürelerin hesaplamada dışlanmasını istemiştir.
Davacı taraf ise 1999 yılında ücretsiz izin kullanmadığını, işverenin tek taraflı düzenlediği belgede imzası olmadığından savunmaya itibar edilmemesi gerektiğini ancak 2011 yılında kendi isteği dışında yurt dışı görev dönüşü 48 gün ücretsiz izin kullandığını açıklamıştır.
Her ne kadar 1999 yılında ücretsiz izin kullanmaya yönelik savunma usulünce ispatlanamamış ise de, 2011 yılında 48 günlük süre davacının kabulünde olup bu süresinin hesaplamada dışlanması gerekirken Mahkemece bu yönde bir değerlendirme de yapılmadan 48 günlük sürenin kıdem süresinden mahsubu yapılmadan sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.630.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.