YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15073
KARAR NO : 2013/21322
KARAR TARİHİ : 15.11.2013
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, Alman rant sigortasına giriş tarihi olan 02.12.1968 tarihinin Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak belirlenmesi ve 3201 Sayılı Kanuna göre borçlanılan sürenin 5510 sayılı Kanunun 4/1-a maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İlk kez 21.12.2012 tarihinden itibaren 5510 sayılı Yasanın 4/1-a madde kapsamında sigortalı çalışmaya başlayan, giderek 24.01.2013 günlü borçlanma talebi ve 21.02.2013 günlü ödemeyle, Almanya’da 18 yaşın ikmal edildiği tarihten sonra geçen 02.12.1968 – 10.12.1978 tarihleri arası yurt dışı sürelerinden bir kısmını 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlanan davacı, eldeki bu davayla; Alman rant sigortasına giriş tarihi olan 02.12.1968 tarihinin Türkiye’de SSK kapsamında sigorta başlangıcı olarak belirlenmesini, ayrıca, 3201 Sayılı Kanuna göre borçlanılan sürenin 5510 sayılı Kanunun 4/1-a maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin tespitini istemiştir.
Öte yandan, dava dosyası içerisinde yer alan 10.01.2013 tarihli tercümeli Alman Mercii yazısında, davacının, Alman primleri 11.02.1987 tarihli kararla iade alarak, yurt dışı çalışmalarını tasfiye ettiği belirtilmektedir.
Mahkemece, anılan tasfiye durumu araştırılmadan, Uluslararası sözleşme hükmü kapsamında, Türkiye’deki sigorta başlangıcının 02.12.1968 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında imzalanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin, konuya ilişkin 29’uncu maddesinin 4’üncü bent hükmü, bir kimsenin Türk sigortasına girmeden önce, Alman rant sigortasına girmiş bulunması halinde, rant sigortasına giriş tarihinin, Türk sigortasına giriş tarihi olarak kabul edileceğini öngörmüştür.
Prim iadesi suretiyle tasfiye edilen yurt dışı hizmetlerindeki tasfiye edilme hali, söz konusu yurt dışı sürelerinin, 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlandırılarak sigortalının sosyal güvenliği bakımından değerlendirilmesinde, aksine bir düzenleme bulunmadığından engel
değildir. Ancak tasfiye edilen yurt dışı hizmetlerin, sigortalılık başlangıcında esas alınabilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Çünkü, Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında bağıtlanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin, konuya ilişkin 29’uncu maddesinin 4’üncü bent hükmü, bir kimsenin Türk sigortasına girmeden önce, Alman rant sigortasına girmiş bulunması halinde, rant sigortasına giriş tarihinin, Türk sigortasına giriş tarihi olarak kabul edileceğini belirtmekle birlikte, anılan hükmün uygulanabilirliği, her iki ülke mevzuatına göre dikkate alınabilecek bir sigortalılık süresinin bulunması halinde mümkündür.
Sigortalı hizmetlerin tasfiye edilmesi halinde, tasfiyeye uğramış hizmetlerin sosyal sigorta hukuku açısından geçerliliğini yitirmiş sayılması ve artık her iki ülke mevzuatına göre nazara alınabilecek bir sigortalılık süresi kalmayacağından, Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında aktedilen Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin, konuya ilişkin 29’uncu maddesinin 4’üncü bent hükmü uyarınca, rant sigortasına giriş tarihinin, Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak sayılması mümkün olmayacaktır.
Kuşkusuz bu halde, Türkiye’deki sigorta başlangıcı, 3201 sayılı Yasanın 5’inci madde hükmü çerçevesinde belirlenmesi gerekecektir.
Şu halde yapılması gereken iş; 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanmaya konu yapılan ve rant sigortasına giriş tarihini de içeren yurt dışı çalışmaların, tasfiye edilip edilmediği usulünce yapılacak araştırma ile belirlenmeli; tasfiye edildiğinin anlaşılması halinde ve Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin sigorta başlangıcına dair sözleşme hükmünün uygulanmasını gerektirecek nitelikte başkaca bir rant sigortasına girişin de bulunmaması halinde, Türkiye’deki sigorta başlangıcı, 3201 sayılı Yasanın 5’inci madde hükmüne göre belirlenmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.11.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.