Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/14945 E. 2013/21049 K. 12.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14945
KARAR NO : 2013/21049
KARAR TARİHİ : 12.11.2013

Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi

Dava, 01.10.2009-12.7.2010 tarihleri arasında sigortalılık süresinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece ilamında belirtildiği şekilde, davanın husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Husumet sorunu davanın her safhasında taraflarca itiraz konusu yapılabileceği gibi kamu düzeniyle ilgili olduğundan mahkemece de re’sen göz önünde tutulması gereklidir.
Dava dilekçesinde, Sosyal Güvenlik Kurumunun hasım gösterilmediği anlaşılmaktadır. Sigortalılık sürelerinin tespitine ilişkin davalarda, Sosyal Güvenlik Kurumu yasal hasım konumunda olup, elde edilecek hükmün sigortalılık hakları yönünden uygulayıcısı konumundadır. Bu nedenle Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirimi yapılmamış olan sürelerinin tespitine yönelik bu davada da hükmün sonuç doğurabilmesi için, anılan Kurumun, “Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hakim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir…” şeklinde ifade edilen 124. maddesinin 4. fıkrası da gözetilerek yöntemince davaya katılımının sağlanması, davalı olarak katılımı sağlanıp göstereceği deliller de dikkate alınarak varılacak sonuca göre hüküm tesis etmek zorunludur.
2-Mahkeme kararını, dava dilekçesindeki taleplere göre verir. Zira talep sonucu tek tek karara bağlanacaktır. Duruma göre hakim, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde düzenlenen davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde, talebin açıklanmasını isteyebilir. Bu kapsamda, yaptırılacak açıklama üzerine, soru sorulabilir, delil gösterilmesi istenebilir.
Somut olayda, davacı tarafın talebinin yasal dayanağının 5510 sayılı Kanunun 4/b,4 hükmü kapsamında tarım sigortalılığının tespitine mi yoksa, 4/a maddesi hükmü kapsamında hizmet tespitine mi yönelik olduğu anlaşılamamaktadır. Talep ortaya konulmalı, tarafların göstereceği deliller de dikkate alınarak varılacak sonuca göre hüküm tesis edilmelidir. Yapılacak değerlendirmede, talebin hizmet tespitine yönelik olmayıp, muhatabı ve yasal hasımı SGK olan tarım sigortalılığın tespitine dair olduğu gözetildiğinde, mahkemenin davalı özel kişilere husumet yöneltilemeyeceği gözetilmelidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve sair hususlar incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 12.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.