YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/7633
KARAR NO : 2018/20411
KARAR TARİHİ : 13.11.2018
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi, davacı avukatının duruşma talep etmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13/11/2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmediğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalılara ait işyerinde güvenlik görevlisi olarak çalışırken iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde fesh edildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım aylık ücret, fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili, davacının… Yapı Sanayi Turizm Yatırımları Ticaret ve Elektrik Üretim A.Ş. işçisi olduğunu, bu nedenle … Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şirketine yönelik davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, diğer davalı açısından ise, davacının güvenlik görevlisi olmayıp gece bekçisi olarak çalıştığını, 25/12/2013 tarihinde görev başında iken sorumluluk alanındaki şantiyeye köpek sürüsünün girip bahçedeki ördekleri telef ettiğini, davacının ise durumu fark etmeyip televizyon seyrettiğini, bu nedenle iş sözleşmesinin haklı olarak fesh edildiğini, tazminata hak kazanmadığını, hak ettiği ücretlerin ise bordrolara yansıtılarak ödendiğinden alacağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilip fazla çalışma ile aylık ücret ve genel tatil alacakları hüküm altına alınıp diğer talepler red edilmiştir.
Kararı taraflar temyiz etmiştir. Dairemizin 2016/24418 E. 2016/21743 K. ve , 08/12/2016 tarihli ilamı ile sair temyiz itirazları incelenmeden Mahkemenin karar sonrası yaptığı tashih işleminin 6100 sayılı Kanunun 305/2 madde hükmüne aykırı olması nedeniyle karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, bilirkişiden ek rapor da alındıktan sonra bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilip iki davalı da birlikte sorumlu tutularak fazla çalışma ile genel tatil alacakları hüküm altına alınıp diğer talepler red edilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Karar başlığında dava tarihinin 20/01/2014 yerine, bozmadan sonra UYAP’a kayıt tarihi olan 17/01/2017 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
2- Anayasanın 141 inci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 26.05.2008 gün ve 2007/20517 Esas, 2008/12483 Karar sayılı ilamı).
Somut uyuşmazlıkta bozma sonrası hüküm altına alınan alacakların dayanağına ilişkin dosyaya özgü gerekçe gösterilmediği gibi red edilen taleplerin red sebeplerine yönelik de gerekçe yazılmamıştır. Ayrıca … Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şirketi vekili davacının kendi işçileri olmadığını savunmuş olup anılan davalının davacı alacaklarından neden sorumlu tutulduğu da açıklanmamıştır.
Karar gerekçesiz olup Anayasanın 141 inci maddesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesine aykırı olan gerekçesiz kararın bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre ise;
a- Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, fazla çalışma alacağı ile ilgili, ıslaha karşı davalı tarafça öne sürülen zamanaşımı def’i nedeniyle hesaplama yapılırken dava dilekçesinde istenen miktarların hesaplamaya dahil edilmemesi isabetsizdir.
b- Davacı taraf ulusal bayram ve genel tatil alacağını ıslah yolu ile arttırmamış iken, alacak hesabında ıslah karşı zamanaşımı def’inin dikkate alınması hatalıdır.
c- Fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil alacağı hesabında davacının yıllık izinde olduğu sürelerin dışlanmaması da hatalıdır.
d- Davacı taraf son yıllarda ücretlerin tamamının banka kanalı ile ödendiğini açıklamış olup, davalı işverence sunulan bordrolar ile banka kayıtlarının da uyumlu olduğu görülmüştür. Buna göre davacı alacaklarının hesabında bordrolarda gösterilen ücrete itibar edilmesi gerekirken davacının açıklaması ile çelişen soyut ücret iddiasına itibar edilmesi de ayrı bir bozma nedenidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.