YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2737
KARAR NO : 2018/14107
KARAR TARİHİ : 05.12.2018
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından 18.02.2018 tarihli ek karar ve 09.12.2013 tarihli asıl karar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı vekilince davalı kadının rahatsızlığı sebebiyle temyiz talebinin süresinde yapılamadığı gerekçesiyle mahkemeden eski hale getirme ve temyiz talebinde bulunulmuş, mahkemece talep reddedilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 98/2. maddesi gereğince “eski hale getirme, temyiz yoluna başvuru hakkının düşmesi halinde Yargıtay’dan talep edilir.” Eski hale getirme talebi temyiz süresinin kaçırılmasına yönelik bulunduğundan bu talebi yerel mahkemenin inceleme yetkisi olmadığından mahkemenin 18.02.2018 tarihli eski hale getirme talebinin reddine ilişkin ek kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davalının eski hale getirme ve temyiz talebinin incelenmesine gelince;
a) Davalı vekili kanuni süre geçtikten sonra temyiz talebinde bulunmuş ve eski hale getirme talep etmiştir. Davalı vekilinin eski hale getirme talebine eklemiş olduğu davalıya ait raporun, arzu ve ihtiyari haricinde muameleler yapmaktan aciz olduğunu tespit eder nitelikte olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin eski hale getirme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
b) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na 31.03.2011 tarihli 6217 sayılı Kanunla ilave edilen Geçici 3. maddenin (1.) fıkrasında “Bölge Adliye Mahkemelerinin Resmi Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin”, aynı maddenin (2.) fıkrasında da, “Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı” öngörüldüğünden, temyiz isteğinin incelenmesinde 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin hükümleri uygulanmıştır.
Temyiz edilen karar temyiz eden davalı tarafa 22.12.2017 günü tebliğ edilmiş ve fakat söz konusu karar yasada öngörülen (HUMK m. 432) on beş günlük süre geçtikten sonra 23.01.2018 tarihinde verilen dilekçe ile temyiz edilmiştir.
Kuşkusuz Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 2494 sayılı kanunla değiştirilen 432. maddesine göre, temyiz kanuni süre geçtikten sonra yapılır ise, temyiz isteminin reddine karar verme yetkisi hükmü veren mahkemeye aittir.
Ne var ki aile mahkemelerince verilen kararların yasal süre geçtikten sonra temyiz edilmesi veya temyiz kabiliyetinin bulunmaması halinde dosyanın yerel mahkemece temyiz isteminin reddine karar verilmeden, Yargıtay’a gönderilmesi durumunda, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 2494 sayılı kanun ile değişik 432/4. maddesine göre, bu konuda bir karar verilmek üzere, dosya mahalline geri çevrilmeden doğrudan doğruya Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceği Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunca (01.06.1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 karar sayı ile) karara bağlanmıştır. Bu durumda gösterilen sebeple temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple 18.02.2018 tarihli ek kararın kaldırılmasına, davalı kadının eski hale getirme talebinin 2/a. bendinde gösterilen sebeple, temyiz dilekçesinin ise 2/b. bendinde gösterilen sebeple REDDİNE, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi. 05.12.2018 (Çrş.)