YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1896
KARAR NO : 2018/14112
KARAR TARİHİ : 05.12.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile)Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, nafaka talepleri ile ziynet alacağı davasının reddi yönünden; davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi ve tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı kadının boşanma davası fer’ilerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a)Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b)Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK m. 186/1), geçimine (TMK m. 185/3), malların yönetimine (TMK m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK m. 185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re’sen) almak zorundadır (TMK m. 169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
2-Davacı kadının ziynet alacağına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacı kadın, dava dilekçesinde düğünde takılan ziynetlerin evlilik sırasında bilgisi ve rızası olmadan eşi tarafından çalışmadığı dönemlerde bozdurularak kullanıldığını iddia etmiştir. Davalı erkeğin tanıklarından … ise beyanında davacı kadına ait iki reşat altının ihtiyaçlar için bozdurulduğunu davalı olan kardeşinin kendisine söylediğini beyan etmiştir. Bu sebeple mahkemece davacı kadının bu talebine yönelik tanığın beyanında geçen iki adet reşat altınının niteliğinin tam olarak açıklattırılması suretiyle davacı kadının talebi de gözetilmek suretiyle gerçekleşecek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece, taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden tarafların mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında davacı kadının eşi ile yatağını ayırdığı, yanıma yakışmıyorsun diyerek eşini aşağıladığı, eşinin rahatsızlığı ile ilgilenmeyerek “git anan baksın” dediği, sürekli gezerek ve internette vakit geçirerek çocuğu ve evi ile yeterince ilgilenmediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davacı kadının ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Açıklanan sebeple boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakları zarar gören, mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen az kusurlu davalı erkek yararına Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesinin (1.) ve (2.) fıkrası gereğince uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesi ile davalının bu isteklerinin reddi doğru bulunmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1-b, 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize diğer bölümlerinin ise yukarıda 1-a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 05.12.2018 (Çrş.)