YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12842
KARAR NO : 2013/11812
KARAR TARİHİ : 06.06.2013
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.02.2010 tarih ve 2009/224-2010/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2008/32155 başvuru sayılı ve “… 14 Şekil” ibareli başvurunun sahibi olduğunu, TPE tarafından “… ” ve “… ” markaları gerekçe gösterilerek, bir kısım mal ve hizmetlerin başvuru kapsamından çıkarıldığını, karara itiraz ettiklerini ancak 2009-M-2652 sayılı TPE YİDK kararıyla itirazlarının nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkili şirketin “… 14” ile “… ” ibarelerini işyeri unvanı olarak kullandığını, redde gerekçe olarak gösterilen “… ” ibaresinin “ışık demeti” anlamına gelmesi nedeniyle tescili için başvurulan sınıflara ilişkin jenerik nitelikte bir sözcük olduğunu ve tescili ile tek kişinin tekeline bırakılamayacağı gibi, müvekkilinin kendi iştigal alanına ilişkin zorunlu ve jenerik sözcük olan “… ” ibaresini kullanmasının engellenemeyeceğini, ayrıca başvuruda “… ” ibaresini ayırt edici bir kompozisyon içinde kullandığını belirterek anılan YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun bulunduğunu savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 2008/32155 sayılı başvurusunun “… 14 Şekil” ibaresinden oluştuğu ve başvuru kapsamında 16., 38., 41. ve 43. sınıflarda yer alan bir kısım mal ve hizmetlerin bulunduğu, davalı TPE tarafından 2001/4468 sayılı, 35., 37. ve 42. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerde tescilli “spectrum office superstore”, 2006/7818 sayılı, 09.,16. ve 18. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerde tescilli “spectrum” ve 2008/39022 sayılı ve “spectrum” ibareli markaların resen redde dayanak alınarak davacının başvurusunun kapsamından, “Kağıt, karton, (mukavva) ve bunlardan yapılmış ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç); plastik malzemeden mamül ambalajlama ve sarma malzemeleri; matbaa ve ciltleme malzemeleri; basılı evraklar; basılı yayınlar, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar (pullar); kırtasiye, büro, eğitim ve öğretim malzemeleri (mobilyalar ve cihazlar hariç); büro makineleri, badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar, yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri; geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı, kreş hizmetleri, huzur evleri hizmetleri dahil), hayvan bakım evleri hizmetleri”nin çıkarıldığı; taraf markalarında … ibaresi ortak olup genel izlenim açısından benzer algılanma olasılığının yüksek olduğu, başvurudan çıkarılan ve çekişme konusu olan 43.sınıftaki “Yiyecek ve içecek sağlanması, geçici konaklama (gündüz bakımı-kreş); huzurevleri, hayvan bakım evleri” hizmetlerin … sayılı marka kapsamında; çıkarılan diğer mallar ve hizmetlerin ise … sayılı marka kapsamında bire bir aynı veya aynı tür olarak yer aldığı, davacı başvurusunun redde dayanak markalar ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu gibi çıkarılan mal ve hizmetlerin de aynı veya aynı tür olup somut olayda KHK’nın 7/1-b hükmündeki tescil engelinin gerçekleştiği, çekişme konusu “… ” ibaresi üzerinde, uzun süreli ve eskiye dayalı kullanımla tanınmışlık ve ayırt edicilik sağlandığı iddia edilmiş ise de 22.06.2004 tarih ve 5194 sayılı yasa ile KHK’nin 7/son hükmünde yer alan 7/1-b bendine yapılan atıf kaldırıldığından ve davacı başvurusu da bu değişiklikten sonra 29.04.2008 tarihinde gerçekleştiğinden işarete başvuru öncesinde kullanımla ayıt edicilik sağlandığı yönündeki iddia doğru olsa dahi, tespit edilen mutlak red nedeninin aşılmasının hukuken olanaklı bulunmadığı ve sonuca etkili görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.