Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2011/15628 E. 2013/11815 K. 06.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15628
KARAR NO : 2013/11815
KARAR TARİHİ : 06.06.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/09/2011 tarih ve 2011/519-2011/533 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 18.04.1984 tarihinden itibaren … Ticaret Siciline kayıtlı olduğunu, ayrıca müvekkilinin “… ” ibareli markaları bulunduğunu, davalı şirketin müvekkilinin ticaret unvanında yer alan “…” ibaresini marka olarak tescil ettirdiğini, davalının unvanında da “…” sözcüğünü kullanmasının TTK’nın 57. maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının ticaret unvanında yer alan “…” ibaresinin ticaret sicilinden terkinine, haksız rekabetin tespiti ve durdurulması ve bunun sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, mahkeme kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin tescilli ticaret unvanı ve markasını ticari faaliyetlerinde kullanmasının haksız rekabet yaratmayacağını, davacının faaliyet alanı ile müvekkilinin faaliyet alanlarının örtüşmediğini, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı firmanın unvanında yer alan “…” ibaresini 1998 yılında marka olarak da tescil ettirdiği, davalı firmanın ise 2002 yılında bu kelimenin geçtiği unvanını marka olarak tescil ettirdiği, … kelimesi dışında unvanlar arasında benzerlik bulunmadığı, tarafların faaliyet alanlarının birbirleriyle örtüşmediği, iltibas unsurunun ispatlanamadığı, davalı firmanın unvanında yer alan “… ” kelimelerinin davalının ticaret unvanını davacının unvanından ayırt etmeye yetecek nitelikte bulunduğu, davalı şirketin tescilli unvanını kullanmasının TTK’nın 57/5 maddesi gereğince haksız rekabet yaratmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar davacının ticaret unvanının kılavuz sözcüğü “…” ibaresi olup sonraki tarihte tescil olunan davalı unvanındaki “…” sözcüğü dışında yer alan diğer ibarelerin TTK’nın 43/2 maddesi kapsamında ayırt edici ek olarak kabulü mümkün olamayacağından mahkemenin bu yöne ilişkin gerekçesi yerinde olmamakla birlikte, dava konusu ticaret unvanının tescil tarihi ile dava tarihi arasında geçen süre itibariyle aynı sektörde faaliyet gösteren davacının uzunca bir süre sessiz kaldıktan sonra işbu davayı açtığı gözetildiğinde MK’nun 2. maddesi uyarınca dava hakkının sona erdiğinin kabulü gerekmesine göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.