YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2734
KARAR NO : 2018/21451
KARAR TARİHİ : 26.11.2018
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 29. HUKUK DAİRESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı taraflar avukatları istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
… Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi;
A) Davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddine,
B) Davacı avukatının istinaf başvurusunun kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 15/12/2014 tarihinde aşçı olarak davalı iş yerinde çalışmaya başladığını 29/07/2016 tarihinde geçersiz ve haksız bir şekilde iş akdinin feshedildiğini, kartları, belgeleri, çalışma malzemeleri elinden alınarak işe girişinin engellendiğini, davacıya yazılı fesih bildirimi yapılmadığını, ayrıca feshin son çare olması ilkesine uyulmadığını iddia ederek feshin geçersizliğinin tespitini, müvekkilin işe iadesini ve yasal sonuçlarına hükmedilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin muhtelif sağlık birimlerinden hasta olmadığı halde raporlar getirerek kasten devamsızlıkta bulunması nedeniyle 4857 Sayılı Yasa’nın 25/II maddesi uyarınca 25/04/2016 tarihinde feshedildiğini, davalı şirkette çalışanların sağlık sorunlarında ilk müdahale amacıyla 24 saat esasına göre işyeri hekimi, sağlık memuru ve hemşire bulunduğunu, prosedüre göre hastalanan personelin öncelikle işyeri hekimine muayene olması ve hekim tarafından gerekli görülmesi halinde hastaneye sevk edilmesi gerektiğini, davacının çalışma süresi içerisinde çoğu zaman işyeri hekimine muayene olmadan değişik sağlık kuruluşlarından defalarca rapor aldığını, davacının aldığı bu raporlar nedeniyle vardiyasında çalışan diğer arkadaşlarının davacının sebep olduğu iş gücü açığını kapatmak için de çalışmak durumunda kaldıklarını, bu durumun işyerindeki çalışma akışını, huzur ve barış ortamını bozduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, dosyada mevcut olan raporlardan da anlaşıldığı gibi davacının çok sık farklı birimlerden rapor aldığı, aldığı rapor sebebiyle davalı iş yerinde nöbetçi olan personelin görevlendirilmesi sebebiyle iç huzuru bozduğu, bu durumun çalışanlar arasında huzursuzluk yarattığı, işlerin aksamasına sebep olduğu, şirket prosedürüne uymayan davacının bu davranışının doğruluk ve dürüstlük ilkesiyle bağdaşmadığı, bu durumda davalıdan davacı ile çalışmaya devam etmesinin beklenemeyeceği, yapılan feshin haklı fesih olmasa dahi geçerli fesih olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ç) İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince; davacının raporlu olduğu günlerin aralıklı olduğu, davacının çalışma süresine göre ihbar önelini 6 hafta aşmadığı, 4857 sayılı Yasa’nın 25/I numaralı bendi gereğince yasal şartlarının gerçekleşmediği, davacının iş sözleşmesinin feshi haklı nedene dayanmadığı, ancak, ilk derece mahkemesince davacının sık sık raporlu olması nedeniyle iş akdinin geçerli nedenle feshedildiği kabul edilmiş ise de, davacının verimsizliğinden (raporlu olması) kaynaklanan nedenle iş akdinin feshedilmesine rağmen davacı işçinin fesih öncesi savunmasının alındığı davalı tarafça iddia ve ispat olunamadığı gerekçesiyle davalı tarafın istinaf isteminin reddi ve davacı tarafın istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, davacının davasının kabulüne, feshin geçersizliğinin tespitine ve işe iadeye karar verilmiştir.
E) Temyiz Başvurusu:
Bölge Adliye Mahkemesinin kararını davalı vekili temyiz etmiştir.
F) Gerekçe:
4857 Sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu geçerli sebepler İş Kanunu’nun 25. maddesinde belirtilen derhal fesih için öngörülen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işçinin ve işyerinin normal yürüyüşünü olumsuz etkileyen hallerdir.
İşçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan sebepler ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde fesih için geçerli sebep olabilirler. İş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli sebeplere dayandığı kabul edilmelidir.
İş Kanunu’nun gerekçesinde hangi hallerin işçinin yetersizliği nedeniyle geçerli fesih hakkı bahşedeceği örnek kabilinden sayılmış olup bunlardan biri de sık sık hastalanarak rapor almadır. Sık sık rapor alma halinde, işveren aralıklı da olsa işçinin iş görme ediminden faydalanamayacaktır. Sık sık hastalanan ve rapor alan işçinin, bu nedenle devamsızlığının işyerinde olumsuzluklara yol açacağı açık bir olgudur. İş Kanunu’nun gerekçesinde sık sık hastalanmanın yeterlilikten kaynaklanan neden olarak örnek kabilinden sayılması, işyerinde olumsuzluklara yol açtığının kabul edilmesindendir.
Somut uyuşmazlıkta; davacının iş sözleşmesi muhtelif sağlık birimlerinden hasta olmadığı halde raporlar getirip devamsızlık yaptığı gerekçesiyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II maddesi uyarınca feshedilmiştir. Davacının sahte rapor aldığı kanıtlanmamaktaysa da, davalı fesih bildiriminde davacının raporlar getirdiğini ve bu nedenle devamsızlık yaptığını belirtmiştir. Nitekim dosya içeriğine göre, işyerinde 15/12/2014-28/07/2016 tarihleri arasında çalışan davacının rahatsızlandığı için son bir yılda bir çok defada toplam 122 gün rapor kullandığı görülmüştür. Davalı maddi vakıa olarak buna dayanmıştır. Hakim ortaya konulan vakıalara uygulanacak hükmün kapsamını ve hukuki nitelendirmeyi resen araştırmakla yükümlüdür. Davacının haklı neden niteliğinde olmayan ve işverence maddi vakıa olarak belirtilen davranışının işyerinde olumsuzluklara yol açtığı, iş ilişkisini işveren açısından çekilmez hale getirdiği ve iş akışının bozulduğu açık olup işverenin buna katlanması beklenemez. Davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanmadığı, ancak sık sık rahatsızlanarak raporlar alan davacının davranışının fesih için geçerli sebep oluşturduğu ayrıca işverence davacının iş akdinin İş Kanunu’nun 25/2. maddesi gereğince haklı nedenle feshedildiği anlaşıldığından savunma alınma zorunluluğun bulunmadığı da gözetilerek davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasa’sının 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-… Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi’nin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 35,90 TL. karar harcından peşin alınan 29.20 TL. harcın mahsubu ile bakiye 6,70 TL. harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4- Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 470.00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, gider avansında arta kalan miktarların istek halinde ilgililere iadesine,
5-Davalı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
7-Dosyanın İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine,
Kesin olarak 26.11.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.