YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/31633
KARAR NO : 2018/20780
KARAR TARİHİ : 03.12.2018
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Beraat
TEMYİZ EDENLER : Üst Cumhuriyet savcısı, katılan
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteklerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.
Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.
Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olay irdelendiğinde; katılanın, sanığın damadından ev satın aldığı ancak tapuyu devretmemesi üzerine bu hususu konuşmak amacıyla damadının iş yerine gittiği, burada sanığın da bulunduğu ve bu hususu konuştukları sırada, sanığın aşamalardaki savunmalarına göre, katılanın kendisine “bizi buralarda yalnız sanmayın, arkamızda Kırıkkale var” şeklinde sözler söylemesi üzerine, kendisinin de katılana yönelik sarf ettiğini kabul ettiği “akıllı olun bu işler böyle olmaz, senin de çoluk çocuğun var benim de çoluk çocuğum var, bizim örnek olmamız gerek, bir atasözü vardır,
./…
.2.
çoktan çok gider azdan az gider” biçimindeki sözlerin, TCK’nın 106/1. maddesinin ilk cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, “suç kastının bulunmadığı, sanığın katılanı tehdit ettiğine ilişkin delil elde edilemediği” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
2-Bozmaya uyularak yapılan değerlendirme neticesinde, sanığın eyleminin TCK’nın 106/1. maddesinin ilk cümlesine uyduğunun kabulü durumunda ise; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren, 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre, uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesinin ilk cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … ile üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
ET