YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/7244
KARAR NO : 2018/20869
KARAR TARİHİ : 03.12.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Sanık …’ın katılanlar … ve …’a yönelik kasten yaralama suçlarına ilişkin kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık …’ın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B-Sanık …’ın silahla tehdit, mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Tekerrüre esas alınan mahkumiyet 3167 sayılı Yasa kapsamında karşılıksız çek keşide etme eylemine ilişkin olup, hükümden sonra 20.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5941 sayılı Kanun’un 03/02/2012 tarih ve 28193 Mükerrer S.R.G. de yayımlanan 31/01/2012 tarih ve 6273 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 5/1. maddesi ile suç olmaktan çıkarılarak kabahate dönüştürülmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, TCK’nın 58. maddesinin uygulanması,
2-Sanığın katılan …’a yönelik kasten yaralama eylemi yönünden; sanığın aşamalarda katılan …’e yönelik kasten yaralama suçu kabul ettiğine ilişkin beyanının olmaması, katılan …’in kolluk ifadesinde kendisine diğer sanıklar ile gelen sanık …’in de vurduğunu iddia etmesine rağmen kovuşturma evresinde kendisine sanık …’in vurmadığını belirtmesi, buna ilişkin olarak başkaca delil de bulunmaması karşısında, katılanın ifadeleri arasındaki çelişkinin giderilmeye çalışılması, giderilmediği takdirde yöntemince irdelenerek hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığının gösterilmesi ve tüm kanıtların birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
./..
-2-
3-Sanığın katılan Abdulllah Arıkan’a yönelik silahla tehdit ve mala zarar verme eylemi yönünden; sanığın kardeşi olan …’ın yanında Fevzi Koray ve Mesut olduğu halde sanık … ve mağdur … ile trafikte yaşanan tartışmanın sonrasında olayı sanık …’e söyledikleri ve birlikte katılan …’ın cafesine geldiklerinde taraflar arasında tartışma çıktığının anlaşılması karşısında, olayın çıkış sebebi üzerinde durularak sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
4-Sanığın katılan Abdulllah Arıkan ile mağdur …’ya yönelik silahla tehdit eylemi yönünden; katılan … ile mağdur …’nun aşamalarda çelişkili beyanları ile tanık …’ın soruşturma ve kovuşturma evrelerinde sanık …’in silahı mağdur …’ya çektiğini söylemesi; ancak katılan …’a silah yönelterek tehdit ettiğine dair bir beyanının bulunmaması karşısında, anlatımlar arasındaki çelişki giderilmeden yetersiz gerekçe ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan verilen cezanın TCK’nın 43/2. maddesi uyarınca artırılması,
Kanuna aykırı ve sanık …’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
LG