Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/10321 E. 2013/12382 K. 13.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10321
KARAR NO : 2013/12382
KARAR TARİHİ : 13.06.2013

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.02.2012 tarih ve 2008/328-2012/40 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının, 16.08.2007 tarihinde, öyküsü ve senaryosu müvekkili tarafından yazılan “… ” isimli sinema eseri için bir sözleşme imzaladıklarını, sözleşmeye göre, eser sahibinin, öykü ve senaryo olarak üretilmiş eserin 3 bölümünün çekim senaryosu olarak 3 bölümünün de sinopsis-tretman olarak davalıya teslim edildiğini, bu bölümlerin TRT’nin ilgili birimlerinden geçerek onaylandığını, davalı yapımcının, TRT’den belli bir bütçe ile iş olarak almış olduğu filmi daha ucuza mal ederek fazla kar etmek maksadıyla içerisinde mevcut tarihi gerçekleri dahi ihtiva eden pek çok konuyu değiştirmek istediğini, davalı ile davacı arasında 20.08.2008 tarihinde eserin mali haklarının devri sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşmeye göre bu devrin karışılığında, 30.000,00 TL nakit ve 50.000,00’er TL’lik iki adet senetle ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını, bunlar yerine getirilmediği takdirde davalının eserle ilgili hiçbir hakkı kullanamayacağı hususlarının kararlaştırıldığını, davalının, haksız ve hukuka aykırı olarak sözleşme edimlerini yerine getirmekten kaçındığını; davaya konu eser üzerindeki müvekkiline ait maddi ve manevi hakları hiçe saydığını ve 5846 sayılı kanunun hükümlerini ihlal ettiğini, müvekkiline ait alacağın, eserin mali haklarının devri sözleşmesine dayandığını, davalının sözleşmeye uymaması durumunda eseri hiçbir surette kullanmaması gerektiğini, davalının, kötüniyetle, eser sahibinin mali haklarını ve yine aynı dizi film senaryosunun tahrifi ve başka bir kişinin ismi ile umuma arz etmek suretiyle manevi haklarını ihlal ettiğini ve ihlale de devam etmekte olduğunu ileri sürerek, sözleşmeye göre ödemesi gereken 110.000,00 TL ile manevi tazminat olarak 15.000,00 TL ve ihtarname masrafı 90,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin davacının yazdığı senaryoyu hiçbir şekilde kullanmadığını ve filme çekmediğini, başka bir öykü ve başka bir senaryo yazarı ile anlaştıklarını, davacının 3 bölüm senaryo yazdığını ve bunların TRT’ce uygun bulunmayarak kullanılmadığını, buna rağmen davacıya, filme çekilmeyen ve kullanılmayan 3 bölüm senaryo için 42.000,00 TL’lik bir ödeme yapıldığını; … ’in tarihi bir kişilik olduğunu ve yaşadıklarının gerçek olduğunu; davacının yarattığı bir tipleme veya sanal kahraman olmadığını, müvekkili şirketin bu kişinin hayatını filme almak istediğini, davacının senaryosu üzerindeki hiçbir mali ve manevi hakka tecavüzün söz konusu olmadığını, davacının aynı iddialarla TRT’ye başvurduğunu, TRT’nin de her iki senaryo üzerinde yaptığı incelemelerde yeni yazdırılan senaryonun davacı senaryosu ile aynı olmadığı, farklı olduğu hususunu tespit ettiğini savunarak davanın reddini istemiş, karşı dava dilekçesi ile de davacı tarafından hazırlanan 3 bölümlük senaryonun, davacının kusuru nedeniyle kullanılmadığını; mali hakları devredilmeyen bir senaryonun kullanılmasının da mümkün olmadığını; davacının bahsedilen 3 bölüm için 30.000,00 TL avans ile 12.000,00 TL parayı müvekkili şirketten aldığını, ödemenin davalının mali haklarını devretmediği bir eser için aldığı haksız bir para olduğunu, sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürerek, 3 bölümlük kullanılmayan senaryonun mali hak bedeli olarak ödenen 30.000,00 TL ile avans olarak ödenen 12.000,00 TL’nin davacı/karşı davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada davalının iradesine bağlı geçerlik şartı yerine gelmediği gibi kötü niyetli olduğunun da kabulüne imkan bulunmadığı; davacının ise mali haklarda tasarruf edilebilecek şekilde son 10 bölüm senaryosunu davalıya teslim etmediği; bu nedenle talep edebileceği bir bedelin bulunmadığı dolayısıyla asıl davanın reddi gerektiği; karşı dava yönünden ise 13 bölüm olay akışı ve ilk 3 bölüm senaryonun davalıya teslim edildiği ve TRT tarafından kabul edilen teklif için çekimi ve gösterimi ile sınırlı olarak mali haklarının davalıya devredildiği; toplam 42.000 TL’nin kararlaştırılan bedelle uyumlu bir ödeme olduğu; bu nedenle davalı karşı davacının bedelin iadesini talep edemeyeceği; dolayısıyla karşı davanın da reddi gerektiği gerekçeleriyle asıl ve karşı davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Davacının temyiz itirazlarına gelince, dava eser sahipliğinden kaynaklanan hakkın ihlali nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesine göre düzenlenen rapor doğrultusunda senaryosu davacı tarafından yazılan televizyon dizisinin ilk üç bölümünden sonraki bölümlerine ilişkin dava dışı senarist tarafından yazılan senaryoya göre çekim yapıldığını, bu bölümlerle ilgili senaryo ile davacı senaryosunun farklı olduğunu gerekçe göstererek hüküm kurulmuştur. Ancak bu konuda inceleme yapan bilirkişiler hukukçu ve talim-terbiye inceleme uzmanı olup, film senaryo ve yapımcılık işlerinden anlayan bir kişi aralarında bulunmamaktadır. Bu itibarla, ilk üç bölümden sonraki bölümlerin senaryosu ile davacı senaryosunun 5846 Sayılı Kanun kapsamında mali ve manevi hakları ihlal niteliğinde esinlenmeyi aşar nitelikte bir benzerliğin, başka bir deyişle ilk üç bölümden sonraki senaryonun davacının eser sahipliğinden kaynaklanan hakları ihlal edip etmediği bakımından sinema sektöründen senarist ve yapımcıların da aralarında bulunduğu bilirkişi aracılığı ile rapor alınıp, sonuca göre hüküm kurulması gerekmektedir.

SONUÇ: (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.