Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/8975 E. 2013/12399 K. 13.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8975
KARAR NO : 2013/12399
KARAR TARİHİ : 13.06.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/05/2012 tarih ve 2011/647-2012/234 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28.05.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalılardan … Deri Ve Petrol Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. vekili Av. … … (karara göre 1-11 e kadar olan davalı vekili) ve diğer davalılardan … vekilleri Av. … ve Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın … Serbest Bölge şubesi tarafından dava dışı … -… İç ve Dış Tic.A..Ş. ve Ege Serbest Bölge şubesi tarafından … Deri Tarım ve Gıda Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti’ne muhtelif tarih ve tutarlarda kredi kullandırıldığını, kullandırılan krediler için şahsi ve maddi teminatlar alındığını, … -… Grubu hakkında yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takiplerde 10.950.000 TL toplam ipotek tutarı tesis edildiğini, taşınmazların tamamının satışından ancak 5.521.043 YTL kadar tahsilat sağlanabildiğini, borçlu ve kefillerine ait taşınmazlar üzerine konan hacizlerin mevcut kamu ve 3.şahıs hacizlerinden dolayı satıştan pay isabet etmediğini, dosyaların aciz vesikasına bağlanması ihtimali nedeniyle alacağın tahsili imkanının bulunmadığını, dava dışı borçlu … … İç ve Dış Tic. A.Ş. ile … Deri Tarım ve Gıda Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti’nin ortaklarının baba ve kardeş aile üyelerinden oluştuğunu, bu firmaların başka nam ve unvanlarla, aynı kişilerce perde arkasından faaliyetlerine devam ettiğini, firmalar arasında fiili ve organik bağ bulunduğunu, borçluların nam-ı müstear kullanarak faaliyetlerini kanuna karşı hile yaparak bu firmalar üzerinden devam ettirdiklerini, davalıların hukuk sistemini ve müesseselerini suiniyetli tasarruflarıyla kalkan olarak kullandıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 9.262.867 TL’nın 20/12/2000-14/09/2001 tarihlerinden itibaren tahsiline kadar bankanın kademeli temerrüd faizi oranları üzerinden hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar … , … , …, …, …, …, … , … , …, … , … vekili, alacağın tahsilinin talep hakkının 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, müvekkillerinin davacı banka ile hiçbir kredi ilişkisinin bulunmadığını, huzurdaki davada müvekkillerinin muhatap gösterilmelerinin tek dayanağının dava dışı kredi borçlusu şirketlerin ortakları ile akrabalık bağının olduğunu, sırf akrabalık bağının borçlardan sorumlu olmayı gerektirmediğini, müvekkili gerçek şahısların hiçbir zaman kredi borçlusu şirketlerin yönetim organlarında yer almadığını, bu bakımdan organik bağın da bulunmadığını, sadece akrabalık bağının olmasının borçtan sorumluluk gibi bir yükümlülük altına sokmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … Deri Pazarlama San.ve Tic. Ltd. Şti vekili, müvekkili şirketin 2 ortağının da kredi borçlusu şirketlerin davacı bankadan aldıkları kredinin müşterek borçlu ve müteselsil kefili bulunduğunu, müteselsil kefil olarak borçlu oldukları kredi borcu ortada iken kendi adlarına tekrar şirket kurup bu şirket adına mal kaçırmalarının mantıklı olmadığını, davacının dava dışı borçluların kredi alıp kullandıktan bir süre sonra yakınlarına şirketler kurduğu, alınan krediden para aktardıklarını iddia ettiğini, oysa müvekkili şirketin kredi kullanılmadan çok önce 23/03/1995 tarihinde kurulduğunu, kredinin ise 4 yıl sonra 1999 yılının Mart ve Eylül aylarında kullandırıldığını, şirketin hiçbir bankadan veya kuruluştan kredi kullanmadığını, kefil olmadığını, adı geçen kişi ve şirketlerden banka transferi, havale almadığını, şirketin 1998 yılında ortaya çıkan deri piyasasındaki büyük krizden bu yana gayri faal olduğunu, hiçbir gayrimenkul mal varlığının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkili … in 1984 yılından bu yana … ‘da yaşadığını, diğer gerçek kişi davalılar ile akrabalık bağı dışında hiçbir ilgisi ve bağının olmadığını, davalı olarak gösterilen şirketlerde ortaklığının bulunmadığını, davacı banka tarafından dava dışı şirketlere kullandırıldığı iddia olunan bahsi geçen krediler ile de hiçbir ilgisinin olmadığını, savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalılar … Deri İmalat Konfeksiyon Turizm Petrol San.ve Tic. Ltd. Şti ile … vekili, müvekkilinin 05/10/1999 tarihinde yasal çerçevede kurulmuş bir şirket olduğunu, kredi borçlusu olduğu belirtilen dava dışı … … İç Dış Tic.Paz.A.Ş. ye ait … ili … ilçesi … mevkii 291 ada, 2 parselde bulunan deri fabrikasının müvekkili …’e devredilmiş olmasının da, bu anlamda farklı değerlendirilemeyeceğini, muvazaa olduğundan bahsedilemeyeceğini, …’in iddia edildiği üzere … ‘in oğlu olmadığını,… Deri İmalat Konfeksiyon Turizm Petrol San.ve Tic.Ltd.Şti nin, … tarafından perde arkasından yönetildiğine ilişkin beyanın varsayımdan ibaret olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … Deri ve Deri Mamulleri Tic. ve San. Ltd. Şti ne usulüne uygun tebligat yapılmış ise de davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar bir kısım davalılar zamanaşımı def’ini ileri sürmüş iseler de, 5411 sayılı kanunun 141.maddesinde 20 yıllık zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, kaldı ki muvazaa iddiasına dayanan davalarda zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin söz konusu olamayacağı, yine asıl kredi borçlularına gönderilen kat ihtarnamelerinin 2000,2001 ve 2003 tarihlerini taşıması nedeniyle somut davada zamanaşımı söz konusu olmadığından, davalıların zamanaşımı def’i yerinde görülmediği, dava dışı … -… İç ve Dış Tic.A.Ş ile davacı bankanın … Serbest Bölge Şubesi arasında 03/02/1999 tarihinde 10 milyon USD limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye … Dericilik Sanayi ve Ticaret A.Ş., … Deri Mamulleri Tic.ve San.AŞ,. … Hayvan Ürün.San.ve Tic.A.Ş., … , … , … , … , … ve … ‘in kefil oldukları, şahsi kefaletlerin yanı sıra bazı taşınmazların ipotek olarak alındığı, nakit kredilerin tahsil edilememesi , gayri nakdi kredilerin de nakde dönüşmesi ve tahsil edilememesi üzerine davacı bankanın kredi hesaplarını kat ettiği, borçlulara hesap kat ihtarnamelerinin gönderildiği, dava tarihi itibariyle davacı bankanın bu krediden dolayı 9.083.596,16 TL asıl alacak, 274.041.235,28 TL temerrüt faizi, 13.702.061,75 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 296.826.893,19 TL alacağının bulunduğu, dava dışı … Deri Tarım ve Gıda Ürünl.San.ve Tic. Ltd. Şti ile davacı bankanın … Deri Serbest Bölgesi şubesi arasında bila tarih 1 milyon USD ve 1 milyon DEM limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye … , … ‘in kefaletlerinin bulunduğu, şahsi kefaletlerin yanı sıra … Deri İm.Toplu İşyeri Yapı Kooperatifine ait bazı taşınmazların da ipotek olarak alındığı, nakit kredilerin tahsil edilememesi, gayri nakdi kredilerin de nakde dönüşmesi ve tahsil edilememesi üzerine davacı banka tarafından kredi hesaplarının kat edildiği, borçlu ve kefillere kat ihtarnameleri gönderildiği, banka tarafından kayıtların tümünün sunulmaması nedeniyle bu krediden dolayı dava tarihi itibariyle net alacağın hesaplanmasının yapılamadığı, dava dışı asıl kredi borçlusu şirketlerden davalı gerçek kişilere muvazaalı yöntemlerle herhangi bir para aktarıldığı kayıtlardan görülmediği gibi davalı şirketlerden davalı gerçek kişilere yapılan ödemelerin gerek tutarları gerekse kaynağı dikkate alındığında muvazaanın varlığını kanıtlamaya yeterli bulunmadığı gerekçesiyle tüm davalılar hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, dava dışı … İç ve Dış. Tic. A.Ş. ve Cihaner Deri Tarım ve Gıda Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti’ne davacı tarafından muhtelif tarih ve tutarlarda kullandırılan kredilerin davalılara hileli yollardan aktarıldığı, bu şekilde bankanın zarara uğratıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece alınan bilirkişi raporu ve yapılan yargılama sonucunda dava dışı asıl kredi borçlusu şirketlerden davalı gerçek kişilere muvazaalı yöntemlerle herhangi bir para aktarıldığı kayıtlardan görülmediği gibi davalı şirketlerden davalı gerçek kişilere yapılan ödemelerin gerek tutarları gerekse kaynağı dikkate alındığında muvazaanın varlığını kanıtlamaya yeterli bulunmadığı gerekçesiyle tüm davalılar hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir. Ancak mahkemece yapılan inceleme karar vermeye yeterli değildir. Zira, hükme esas alınan 28.11.2011 tarihli bilirkişi raporunun 28.ve 29. sayfasında davacı bankadan kredi kullanan dava dışı şirketler … İç ve Dış Tic.A..Ş. ve … Deri Tarım ve Gıda Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti’nin hesaplarının dava dosyasına sunulmadığından bu şirketlerin hesaplarından diğer davalı ve dava dışı şirketlerin hesaplarına bir aktarım olup olmadığının incelenemediği belirtilmiş olup, sonuca davalı şirketlerin kayıtları ve defterleri incelenmek suretiyle ulaşılmıştır. Yine gerçek kişilere yapılan ödemelerin krediyi kullanan şirket kayıtlarındaki dayanağı da incelenmemiştir. Davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde bilirkişi raporunda istenen belge ve kayıtların dosyaya sunulduğunu ancak incelenmediğini belirterek rapora ciddi itirazlarda bulunmuştur. Ancak, mahkemece davacı vekilinin, yukarıda açıklanan iddialarına ilişkin sunduğu belgeler ve cevaplanılması gereken ciddi itirazları üzerinde durulmadan, bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiştir. Bu durumda, mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlıkta bankacılık işlemlerinde uzman öğretim üyesi ve mali müşavirin yer aldığı yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak, davacı tarafın iddialarının tek tek incelenmek suretiyle Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin ücreti vekalete yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin ücreti vekalete yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taktir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.