YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8197
KARAR NO : 2013/11846
KARAR TARİHİ : 06.06.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … . Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.02.2012 tarih ve 2009/217-2012/98 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi… tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın, müşterisi … Tarım Ürünleri Akaryakıt ve Nakliyat Ltd. Şti.’ne çek keşide etmek üzere çek karnesi vermesi gerekirken çek karnesini gerçekte olmayan … Petrol Ürünleri ve Tic. Ltd. Şti. adına tanzim ettiğinden, … Petrol Tic. Ltd. Şti. tarafından davacıya 25.000 TL bedelli çeki düzenleyerek verildiğinden, çek yasal sürede bankaya ibraz edildiğinde karşılıksız olduğundan yapılan takipte borçlunun unvanının çek yaprağına hatalı yazılması sonucu borçlu adına kayıtlı taşınmaz ve araç kayıtlarına haciz uygulanamadığından borçlunun bu malları satarak elden çıkardığını ve alacağını tahsil edilmesinin zorlaştığını, davalı bankanın objektif özen yükümlülüğünü ihlal ettiği ve bu hatası nedeni ile davacının zarara uğradığını alacağını tahsil edemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 15.000 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın çek müşterisi olan … Tarım Ürünleri Akaryakıt ve Nakliyat Ltd. Şti.’ne ait çekler üzerinde firma adı eksik ve yanlış basılmakla birlikte dava konusu çekin firma yetkili temsilcisi tarafından imzalanmakla geçersiz bir çekin varlığından söz edilemeyeceğini, ayrıca çekin firma adına keşide edildiğinin inkar edilmemesi nedeniyle şirket sorumluluğunun devam ettiğini, bu nedenle müvekkili bankaya bir sorumluluk yüklenemeyeceğini, müvekkilini sorumluluğuna gidilmesinin iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını davanın kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, borçlunun unvanının banka tarafından çek yapraklarına hatalı olarak yazılması ve bu nedenle borçlu şirket adına kayıtlı taşınmaz ve araç kayıtlarına haciz uygulanamaması nedeniyle borçlu şirketin bilirkişi raporunda belirtilen, … Köyü 847 parsel sayılı gayrimenkul ile … ve … plaka sayılı araçlarını icra takibinden ve haciz uygulanması talebinin reddinden sonra satarak elden çıkardığı ve davacının alacağını tahsil etmeyi zorlaştırdığı, bunda 5941 sayılı yasa ve TTK’nın 20/2 maddesi hükümleri gereğince üzerine düşen gerekli dikkat ve özeni göstermeyen, borçlu şirketin unvanını çek yaprağını hatalı bir
şekilde basan davalı bankanın bu eyleminin haksız fiil oluşturduğu ve bu haksız fiil nedeniyle, borçlu şirketin mallarını kaçırdığı, davacının alacağını tahsil edemediği, davalı bankanın tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çek hesap sahibinin unvanının çek yaprağında yanlış yazılması nedeniyle muhatap banka aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak dava dosyasında mevcut icra takip dosyaları içeriğine göre davacının hukuki ilişki içerisinde bulunduğu dava dışı şirket aleyhine icra takibine giriştiği, bahsi geçen şirketin birtakım mallarına haciz konulduğu ve takibin derdest olduğu anlaşılmaktadır. Bankanın sorumluluğunun doğması için, davacının öncelikle hukuki ilişki içinde olduğu dava dışı şirketten alacağını yasal yollara başvurmasına rağmen tahsil edememesi nedeniyle zararının meydana gelmesi gerekir. Bu durumda davacının giriştiği ve derdest icra takibi sonuçlandırılarak alacağının tahsil edilip edilmediği, dolayısıyla davacının zararının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeksizin yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.