Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2016/31056 E. 2018/10794 K. 19.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/31056
KARAR NO : 2018/10794
KARAR TARİHİ : 19.11.2018

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, “… Evleri Satış Sözleşmesi” ile davalıdan … ilçesi 189 ada 27 parselde yapılacak olan A-2 Blok, 12. kat, 49 numaralı daireyi satın aldığını, davalı tarafından verilen ilanlarda, satış maketlerinde ve planlarda basketbol sahaları, tenis sahaları, çocuk oyun alanları, büfe, çocuk kulübü, personel yeri, otoparklar, yüzme havuzları, jimnastik salonu, kafe ve diğer peyzaj ve sosyal alanların etrafı çevrili site içinde gösterildiğini, ancak yapılan araştırma sonucunda da bu sosyal tesislerin kamuya ait arazi içerisinde bulunduğunun anlaşıldığını, sözleşmenin gereği gibi ifa edilmediğini, bu durumun eksik ve ayıplı işler kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, açıklanan nedenle konutunun değer kaybettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00- TL değer kaybı bedeli ve tazminatın 28.11.2005 itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …Ş., talebin zaman aşımına uğradığını, davacıya satılan malda herhangi bir ayıbın bulunmadığını, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, eksik ve ayıp bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 12.011,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, satış esnasında sunulan projede ve tanıtımlarda belirtilen ancak eksik yapılan işler nedeni ile davacıların satın aldığı dairede oluşan değer kaybının ödetilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece, ”..davacıya ait konutun yer aldığı 9-14-27 no lu parsel alanlarının bir bölümünün Site etrafının duvarlarla çevrilip kontrollü giriş çıkışlar için 2 ana kapı teşkil edildiği ve bu alanların sanki siteye dahil edilmiş intibaı uyandırdığı” şeklindeki değerlendirme ve mütalaası mahkememizce de gizli ayıp olarak değerlendirilmiş ve derhal tespiti mümkün olmayıp zamanla ortaya çıkıp anlaşılan bu gizli ayıbın yukarıda belirlenen yapı ruhsatı düzenleme tarihi ile dava tarihi arasındaki geçen süre içinde zamanaşımı süresinin dolmadığı..” gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; somut olayda; 4077 sayılı yasada düzenlenen “eksik ifa” söz konusu olup, 4077 sayılı Yasanın 30. maddesine göre, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümlere göre uyuşmazlığın çözümü gerekli olduğundan, sözleşmeden kaynaklanan edimin ifasındaki dava konusu eksiklikler nedeniyle davacının 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde satıcının sorumluluğuna gidebileceği kabul edilmelidir (Bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 23.11.2011 gün, Esas No: 2011/13-350, Karar No: 2011/700 Sayılı İlamı). Bu tespitten sonra davalının zamanaşımı itirazının incelenmesinde; mahkemece her ne kadar yapı ruhsatı düzenleme tarihi ile dava tarihi arasında zamanaşımı süresinin dolmadığı kabul edilmişse de; davalının cevap dilekçesinde davacılara konutun teslim tarihinin 23.09.2002 tarihi olduğunu belirttiği, yine ibraz ettiği “Daire Teslim Tutanağında” da teslim tarihinin 23.09.2002 tarihi olduğu ve davacının da daire teslim tutanaklarına herhangi bir itirazının olmadığı anlaşılmaktadır. Eldeki dava 15.11.2012 tarihinde açılmış olup, teslim tarihi ile dava tarihi arasında 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmuştur. Hal böyle olunca mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 19/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.