YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12493
KARAR NO : 2013/11857
KARAR TARİHİ : 06.06.2013
MAHKEMESİ : .. 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.05.2010 tarih ve 2007/43-2010/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, “… ” ibareli markanın müvekkili adına T.P.E. nezdinde 137019 ve 3691 sayılı tescil belgeleri ile yiyecek içecek sınıflarında, hemen hemen tüm emtiaları kapsayacak şekilde tescilli olduğunu, tescilden evvel de müvekkili tarafından kullanıldığını, hal böyle iken davalının 84245 sayı ile T.P.E’de tescilli “… ” ibareli markasının müvekkili markası ile iltibasa neden olduğunu, müvekkili markasının tanınmış marka statüsünde olduğunu ve söz konusu markaya müvekkilinin tanınmışlık sıfatı kazandırdığını ileri sürerek, davalı adına 84245 sayı ile tescilli “… ” markasının iptali ile sicilden terkini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu markanın müvekkili tarafından dava dışı 3. şahıstan devralındığını, markanın müvekkili adına tescil işlemlerinin 20/10/1987 tarihinde tamamlandığını, 22 yıllık süre geçmiş olması sebebiyle işbu davanın görülemeyeceğini, davacı markasının tanınmış marka statüsünde olmadığını, müvekkili markasının tescil tarihi itibariyle davacı şirketin henüz kurulmadığını ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının marka veya işareti tescilsiz olarak davalının tescilinden önce kullandığını kanıtlayamadığı, hükümsüzlük talebinin yerinde görülmediği gibi, TTK’nın 57/5 maddesinde ifadesini bulan haksız rekabet hükümlerinin de somut olaya uymadığı, zira markalar hakkındaki KHK’nin 8/3 maddesindeki öncelik hakkını davacının ispatlayamaması sebebiyle önceye dayalı ve hukuken kabul görür bir hakkı olmadığından, haksız rekabetin de gerçekleşmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.