Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/32578 E. 2015/10140 K. 09.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/32578
KARAR NO : 2015/10140
KARAR TARİHİ : 09.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret
HÜKÜM : Beraat, ceza verilmesine yer olmadığına

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye …, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun … şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, … ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır. Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır. Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Katılanın site yöneticisi, müştekinin de katılanın eşi olduğu, olay tarihinde sanığın, babasının hastaneye götürülmesi için site görevlisi olan kişiden yardım istediği, müşteki ve katılanın bu duruma kızarak sanık ve babasına yönelik hakaret içerikli sözler söyledikten sonra sanığın müştekiye, “şerefsiz”, ayrıca müşteki ve katılana, “sinkaf olun gidin” diye hakarette bulunduğu, bu olaylardan sonra sitenin ışıklı tabelasının kırıldığı, böylece sanığın müşteki ve katılana karşı hakaret suçunu, ayrıca katılana yönelik mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Müşteki …’in, hakaret suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair karara yönelik temyiz incelemesinde;
Müştekiye usulüne uygun olarak hakları hatırlatılmasına rağmen, 01/12/2011 tarihli duruşmada, kamu davasına katılmak istemediğini belirttiği dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 238. maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde katılma isteminde bulunulup bu sıfatın kazanılmaması nedeniyle, aynı Kanun’un 234.maddesi uyarınca müştekinin kanun yoluna başvurma hakkının olmayacağının anlaşılması karşısında, vaki temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
1-Katılan …’in, hakaret suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair karar ile mala zarar verme suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın, kendisine yönelik yapılan hakaret içerikli sözlere karşılık olarak katılana hakaret ettiği ve dinlenen tanık beyanlarına göre de, söz konusu tabelanın müşteki tarafından kırıldığının belirtildiği, sanığın suçu işlediğine dair tanık veya başka bir delil bulunmadığı, bu nedenle mahkumiyete yeter kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığı dikkate alınarak, gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 09/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.