Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2017/430 E. 2018/6269 K. 03.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/430
KARAR NO : 2018/6269
KARAR TARİHİ : 03.12.2018

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– KARAR –

Davacı vekili, taraflar arasında 09.08.2011 tarihli ve 13.09.2011 tarihli iki adet düzenleme şeklinde finansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye konu üç makine ile bir yükleyicinin davalıya teslim edildiğini, sözleşmeye ek yapılan kira ödeme planlarının revize edilerek kiracı ve kefillerine noter kanalı ile bildirildiğini, borcun ödenmesi için … 16. Noterliğinin 10.03.2015 tarihli ve … Yevmiye numaralı ve aynı tarihli 12231 yevmiye numaralı ihtaramesi keşide edilerek temerrüt ve fesih ihbarnamesinin kiracı ve kefillere tebliğ edildiğini, verilen 60 gün ve 3 gün ek sürede malların iade edilmediğini ileri sürerek, sözleşmelere konu mallar üzerinde davalının zilyetliğine son verilerek davacı şirkete aynen iadesine, iadenin mümkün olmaması halinde bedelinin takdiri ile davalıdan tahsiline, … 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’ndeki tedbir kararının devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davada konu edilen malların 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu kapsamında davalıya teslim edildiği, kiralama konusu mallar ile ilgili olarak ödenmesi gereken kira borcunun noterlik ihtarnamesinde verilen yasal süre içinde ödenmemesi nedeni ile davalının temerrüde düştüğü, mülkiyeti davacıya ait kiralama konusu mallar ile ilgili davalının sadece kiralama dönemi içinde zilyet bulunduğu, sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği, bu şekli ile kiralama konusu malların iade koşullarının oluştuğu, davalının ödeme yaptığına dair belge de ibraz edilmediği gerekçeleri ile davanın kabûlüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyasında, kısa kararın hüküm kısmı ile gerekçeli kararın hüküm kısmının farklı olduğu, kısa kararda gerekçeli kararın aksine davanın kabûlüne ilişkin bendin detayına yer verilmediği anlaşılmıştır. Böylece tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmuştur. Bu hâl, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298/2 maddesine aykırılık teşkil etmektedir. Ayrıca, UYAP’ta kayıtlı gerekçeli kararın içeriğinin dosyaya uymadığı ve hüküm fıkrasının bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosyadaki ıslak imzalı fiziki gerekçeli karar dava konusu ile ilgili ve hüküm fıkrasını hâvi ise de, UYAP ve fiziki çıktılar arasındaki farklılık HMK’nın 445 inci maddesine aykırıdır. Bu durumda, Kanun’un 297 nci maddesine göre usûlüne uygun gerekçeli karar bulunmadığından ve 10.4.1992 tarihli ve E. 1991/7 – K. 1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 03/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.