Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2018/801 E. 2018/19927 K. 07.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/801
KARAR NO : 2018/19927
KARAR TARİHİ : 07.11.2018

MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ
MAHKEMESİ : . İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı taraflar avukatları istinaf başvurusunda bulunmuştur.
… Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi taraflar avukatlarının istinaf başvurusunu ayrı ayrı esastan reddetmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının, 15/05/2008 tarihinden, iş sözleşmesinin geçersiz olarak sona erdirildiği 24/01/2017 tarihine kadar davalı işveren nezdinde baş uzman araştırmacı olarak çalıştığını. Davalı işverenin fesih yazısında, iş sözleşmesinin 15 Temmuz 2016 tarihi itibariyle Ülkemizin içerisinde bulunduğu fevkalade durum ve bu durum neticesinde ortaya çıkan güvenlik gerekçeleri ile hakkınızda duyulan şüphe gereği kurum ile iş ilişkisinin devam olamayacağı, ayrıca istihdam edilen görev ve işletmesel gereklerle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. madde hükümleri gereğince tazminatsız olarak haklı nedenle fesih yapıldığının belirtildiğini. Müvekkilin iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanuna göre işçinin iş sözleşmesinin sona erdirilebilmesi için öncelikle bir fesih nedeninin bulunması gerektiğini, bu fesih nedeninin gerçeği yansıtması gerektiğini, feshin yasada öngörülen koşullara uyularak yapılması ve feshin hak düşürücü ve makul süre içerisinde gerçekleştirilmesinin gerektiğini, Ayrıca feshin disiplin kurulu kararına dayanmadığı için haksız olduğunu iddia ederek iş akdinin feshinin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilinin işe iadesine ve diğer hakların ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, davalı kurum, her ne kadar fesih bildiriminde sözleşmenin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II. maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini belirtmiş ise de davacıya atılı, haklı fesih nedeni olan somut bir eylem ve davranışın bulunmaması ve feshin şüpheye dayanması nedeniyle, sözleşmenin geçerli nedenle feshedildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ç)İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D) İstinaf Sebepleri:
Davalı Tübitak vekili, üyelik mensubiyet iltisak veya irtibat yeklinde herhangi bir bağlarının olduğu yönünde kanaate göre ilgililer ve kurum arasındaki ilişkinin sona erdirilmesi süreçlerinin başlatıldığı, davacının iş akdinde hakkında duyulan şüphe gereği kurumlarıyla iş ilişkisinin devamı mümkün olmadığından istihdam edildiği görev ve işletmesel gereklerle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesi gereğince hakkında duyulan şüpheye bağlı olarak haklı nedenle feshedildiğinin bu nedenle iş akdinin haklı sebeple feshedildiği şeklinde düzenlenmesini talep etmiştir.
Davacı itirazında, davalının fesihte somut neden göstermediğini, şüphe feshini gerektirecek hiçbir olgu bulunmadığını kararın kaldırılması talebinde bulunmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının iş akdinin yasal düzenleme kapsamında sona erdirildiğinden ve yasal yetki nedeni ile fesihlerde 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleri uyarınca geçersizlik koşulları aranmayacağından, davacının iş akdinin geçerli nedenle feshedildiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği şeklinde Yargıtay 9.Hukuk Dairesince karar verildiği gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz başvurusu:
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
G) Gerekçe:
İşverence dava sırasında yapılan davet daha önce gerçekleştirilen işveren feshini ortadan kaldırmaz. Davet geçersiz feshi geçerli hale getirmeyeceği gibi, işverenin feshin geçersizliği davası devam ederken, işçiyi işe dava açtığı için davet etmesi, bir anlamda duruşma dışında davayı kabul anlamına gelmektedir. Davacının işe başlatılmış olması, aksi ileri sürülmedikçe, davalı işverenin feshin geçerli bir sebebe dayanmadığını kabul ettiği şeklinde değerlendirilmeli ve bu nedenle feshin geçersizliğine karar verilmelidir. Bu durumda, davacının işe iadesi ve işe başlatmama tazminatına ilişkin talebinin konusuz kaldığı kabul edilmelidir. Buna karşılık, davacı işçi, açıkça feragat etmemiş ya da talebini geri almamış ise boşta geçen en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının hüküm altına alınması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekilinin, temyiz incelemesi aşamasında davacının, davalı Tübitak tarafından tekrar işe başlatıldığına dair beyan dilekçesi sunması üzerine dairemizce davacı işçinin tekrar işe başlatılıp başlatılmadığına ilişkin davalı kuruma müzekkere yazılmış, gelen yazı cevabında davacının dosya Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf incelemesinde iken 05/06/2017 tarihinde tekrar davalı kurumda çalışmaya başladığının bildirildiği görülmüştür.
Davacı işe iade davasını açtıktan sonra işveren nezdindeki işine başlatılmıştır. Bu durumda feshin geçersizliği uyuşmazlık dışıdır. Ancak davacı işe başlatıldığı için işe başlatmama tazminatı ve işe iade konusuz kalmıştır. Boşta geçen süre ücret ve hakların ise boşta geçen süre kadar hesaplanması gerekir.
Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3 ve 6100 sayılı HMK.’un 373. maddeleri uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.

H) Hüküm: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesi’nin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın kabulü ile feshin GEÇERSİZLİĞİNE,
3-Davacı işe başlatıldığından konusuz kalan işe iade ve işe başlatmama tazminatları hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davalı işverenlikçe, davacının işe iadesi 05/06/2017 tarihinde yapıldığından, boşta geçen süre için 4 aylık brüt ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi gerektiğinin tespitine,
5- Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. uyarınca belirlenen 2.180,00 TL. maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Davalı kurum harçtan muaf olduğundan davacının yatırdığı başvuru harcı ile peşin harcın talebi halinde davacıya iadesine,
7-Davacı tarafından yapılan 6 adet davetiye bedeli 54,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Taraflarca yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve isteği halinde ilgilisine iadesine,
9-Yatırdığı temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
10-Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Kesin olarak 07/11/2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.