YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/32142
KARAR NO : 2015/1820
KARAR TARİHİ : 03.02.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını ihlal, nitelikli hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
A- Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında nitelikli mala zarar verme, nitelikli hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde,
Suça sürüklenen çocuklara yüklenen nitelikli mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını ihlal ve nitelikli hırsızlık suçlarının tabi oldukları 5237 sayılı TCK’nın (6545 sayılı kanunun 65. maddesi ile ceza miktarı itibarıyla suça sürüklenen çocuk lehine değiştirilen) 152/1-a, 116/4 maddesi, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve ceza miktarı itibarıyla suça sürüklenen çocuk lehine olan TCK’nın 142/1-a maddesi, 66/2 ve 67 maddelerinde öngörülen 6 yıllık dava zamanaşımının suç tarihi olan 14/09/2008 tarihi ile inceleme tarihi arasında gerçekleşmiş olması nedeniyle, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, ancak, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
B- Suça sürüklenen çocuklar …, …, … ve … hakkında nitelikli mala zarar verme, nitelikli hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Bir kimsenin konutuna,konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girildikten sonra çıkmayan kişi konut dokunulmazlığı suçunu işlemiş olur. Konuta girmek, failin bütün vücudu ile tamamen konuta girmesi demektir.Bu nedenle, konutun eklentisi içinde olmamak kaydıyla, pencereden içeriye bakma, kapıyı dinleme camı tıkırdatma, dış kapı zilini çalma bu suçu oluşturmaz. Konuta veya eklentisine nereden girildiğinin önemi yoktur.Konuttan çıkmamak, konut sahibinin rızası ile girilen konuttan, söz, hareket ve tavırlarıyla kendisini çıkmaya davet edilmesine rağmen, çıkmamaktadır.
Suçun oluşması için, sahibinin rızası olmadan girilen yada rızayla girildikten sonra istendiği halde dışarı çıkılmayan bir konut veya eklentisi olmalıdır. Konut, (mesken) bir kimsenin geçici de olsa oturmak için sığındığı her nevi yer olarak tanımlanabilir. Medeni kanunun 19’uncu maddesinde tanımlanan her ikametgah TCK. anlamında bir konuttur Kişinin ihtiyaçlarından bir veya bir kısmının yerine getirildiği yani yaşamsal faaliyetlerini geçirdikleri yer konuttur. Konutun bir bina olması şart değildir. Konut eklentisi (müştemilat) ;konuta bitişik yada onun yakınında olan, konut veya benzerî yapıların kullanılış amaçlarından herhangi birini tamamlayan diğer yapılar veya yerlerdir. Balkon, koridor, sahanlık, etrafı çitle çevrili avlu, eve ait etrafı duvarla çevrili bahçe, buna örnek gösterilebilir. Diğer bir anlatımla, girilmesi konutta oturanların huzur ve güvenliğini bozabilecek konuta bağlı veya pek yakın ek yapılar veya yerlerdir. Avlu, ahır, bahçe, taraça, samanlık, odunluk, kömürlük, balkon gibi yerler eklentidir. Konut veya eklentiyi dış dünyadan ayırıcı belirtiler, o yer sahibinin yaşama biçimi,mevcut olanakları,sosyal ve ekonomik durumu ile kültürel ve yöresel özelliklere, gelenek ve göreneklere göre farklılıklar gösterebilir.Bu husus,olaysal olarak değerlendirilmeli,tayin ve takdir edilmelidir.
Apartman giriş kapısından sonraki koridorların, merdiven ve merdiven boşluklarının, daire giriş kapısı ön kısımlarının, sahanlıkların apartmanda oturanlara ait ortak “eklenti” olduğunun kabulü gerekir. Apartman dış kapısının açık kalması, bu kısımların eklenti olma niteliğini etkilemeyeceği gibi eklenti sayılmamasına da neden olmaz.Dış kapının konması;bu yerlerin dış alemle ilgisinin kesildiğine ve yasa dışı bir amaçla içeri girilmesine izin verilmediğine ilişkin iradenin bir göstergesidir. merdivenler ve sahanlık, konuta giriş çıkış için zaruri, konutun kullanış amacını tamamlayan ve sağlayan, konuta bağlı yerlerdendir.Her isteyenin bu yerlere girmesi ve yararlanması olanaksızdır.Sahanlık ve merdiven olmadan konut olamayacağı gibi, konut olmadan da merdiven ve sahanlık olamaz.Bu itibarla konut ve apartman merdiveni birbirinden ayrılmaz birer parça ve merdivenler konutun eklentileridir.
Rızaya aykırı olarak girme veya rıza ile girildikten sonra çıkması istenilmesine rağmen çıkmayan kişi bu eylemini, açık bir rızaya gerek olmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentilerinde işlemesi hâlinde Fail ikinci fıkraya göre cezalandırılacaktır. Girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri, Avukatlık bürosu, Doktor muayenehaneleri, Emlak bürosu, Mimar bürosu, v.b. gibi izinle girilmesi gereken yerlerdir. Girilmesi mutat olan yerlere, süper marketler, mağazalar, dükkanlar, pasta salonları, kahvehane, restoran ve lokantalar.sinema,tiyatro,otel,bar, hastane,örnek gösterilebilir. Halka açık olduğu saatlerde bu gibi, yerlere giriş de suç oluşmaz. Ancak halka kapalı olan saatlerde buralara rıza haricinde girilmesi hâlinde bu fıkradaki suç oluşacaktır.
Fiilin gece vakti işlenmesi, ağırlaştırıcı nedendir. Geçe vakti TCK madde 6’da tanımlanmıştır. Gece vakti güneşin batmasından bir saat sonra başlar ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresidir.
Suç tarihinde suça sürüklenen çocukların … İlköğretim Okulu’ndan bir şeyler alma konusunda anlaşıp, gece saat 22:00-24:00 sıralarında okulun duvarından atlayarak bahçesine girdikleri, suça sürüklenen çocuk … ve …’in okulun bahçesinde gözcülük yapmak için kaldıkları, diğer suça sürüklenen çocuklardan … ve …’in okul penceresinin korkuluklarını ve tellerini yumuşatıp araladıkları, suça sürüklenen çocuk …’in de korkulukları çekip tamamen kaldırdığı ve okul penceresini kırdığı, suça sürüklenen çocukların kırılan pencereden içeriye girdiği, öğretmenler odasının kapısını kırdıkları, suça sürüklenen çocuk …’in anasınıfının kapısını tekme ile kırdığı, içeriden pastel boyaları, DVD, VCD, makas, ses cihazı, oyuncaklar, kumanda, ses sistemi, elektrik süpürgesi aldıkları, suça sürüklenen çocuklar … ve …’ın tekme atmak suretiyle müdür odasının kapıyı kırıp formları aldıkları, suça sürüklenen çocuk …’in kalemle duvara ve odadan aldığı A4 kağıdının üzerine “Buraya APOCULAR girdi”, ”APOCULAR” şeklinde yazı yazdığı, aldıkları eşyaları okula yakın boş araziye bıraktıkları, suça sürüklenen çocuk …’ın evine gittiği, diğer suça sürüklenen çocukların …, …, …, … ve …’in ikinci defa okula gidip kantinin kapısının üzerindeki camı suça sürüklenen çocuklar Mehmet ve …’in kırdığı, suça sürüklenen çocukların içeri girerek burada bulunan çikolataları ve tüm malzemeleri her biri birer poşet içerisine koyarak aldıkları, suça sürüklenen çocuk …’in kantinden aldığı malzeme ile birlikte kantinin arkasında bulunan müşteki …’ya ait bisikleti de aldığı, suça sürüklenen çocuk …’ın ise saat 05:30 civarlarında tekrar okula giderek; bilgisayar monitörünü, kasasını ve mousenu aldığı iddia edilen olayda;
1- Suça sürüklenen çocuk … hakkında hükmün (A) bendindeki nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında (G), (Ğ), (H) bendindeki nitelikli mala zarar verme, nitelikli hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından, suça sürüklenen çocuk … (B) ve (C) bendindeki nitelikli mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından, suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
İşyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun suça sürüklenen çocuklar tarafından birlikte işlendiği dosya kapsamından anlaşılmakla TCK’nın 119/1-c. hükmünün uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
a-Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında hükmün (G) bendindeki nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükümde; TCK’nın 142/1-a maddesi ile 2 yıl olarak belirlenen hapis cezasında TCK’nın 143/1 maddesi ile 1/12 oranında yapılan artırımla ceza miktarının 2 yıl 2 ay yerine hesap hatası sonucu 2 yıl 4 ay, sonuç olarak 1 yıl 6 ay 1 gün yerine 1 yıl 7 ay 13 gün olarak belirlemek suretiyle fazla ceza tayini,
b- Suça sürüklenen çocuk … hakkında hükmün (B) ve (C) bendlerindeki nitelikli mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından, suça sürüklenen çocuklar …, … hakkında hükmün (Ğ) ve (H) bendlerindeki nitelikli mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından, suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli mala zarar verme suçundan hükmün (Ğ) bendinde kurulan hükümlerde; 5275 sayılı CGTİHK’nin 106/4. maddesi uyarınca çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezalarının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün (B), (C), (Ğ), (H) bendlerinde yer alan “… ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin” ibaresinin çıkartılması, suça sürüklenen çocuklar …, … hakkında hükmün (G) bendindeki nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükümde, TCK’nın 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak yerine, “TCK’nın 143/1 maddesi uyarınca takdiren 1/12 oranında artırılarak 2 yıl 2 ay, aynı kanunun 43. maddesi ile takdiren 1/4 oranında indirilerek 2 yıl 8 ay 15 gün, aynı kanunun 31/3 maddesi uyarınca 1/3 oranında indirilerek 1 yıl 9 ay 20 gün, aynı kanunun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirilerek 1 yıl 6 ay 1 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına cümleleri eklenmek sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3- Suça sürüklenen çocuk … hakkında (G), (H), (I) ve (İ) bendlerindeki nitelikli hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Karar gerekçesinde suça sürüklenen çocuğun diğer suça sürüklenen çocuklar ile birlikte gece vakti iki sefer hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali ve kamu malına zarar verme suçlarını işlediği kabul edilerek kurulan hükümde belirlenen cezada TCK’nın 43 maddesinde tarifini bulan zincirleme suç hükümleri uyarınca artırım yapıldığı anlaşmakta olup suça sürüklenen çocuğun diğer çocuklardan ayrı olarak aynı gün sabaha karşı saat 05:30 sıralarında tekrar suça konu okula girerek hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarını işlediği kabul edilerek hüküm kurulduğu görülmüşse de üçüncü eylemin yine TCK’nın 43/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesi ve artırım miktarının madde metninde belirlenen 1/4 ile 3/4 aralığında belirlenmesi yerine yazılı şekilde iki farklı eylem kabul edilerek fazla ceza tayini,
Kabule göre de;
a-Suça sürüklenen çocuk … hakkında hükmün (I) bendindeki nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükümde; TCK’nın 142/1-a maddesi ile 2 yıl olarak belirlenen hapis cezasında TCK’nın 31/3 maddesi ile 1/3 oranında yapılan indirimle ceza miktarının 1 yıl 4 ay yerine hesap hatası sonucu 1 yıl 6 ay, sonuç olarak 1 yıl 1 ay 10 gün yerine 1 yıl 3 ay olarak belirlemek suretiyle fazla ceza tayini,
b-Suça sürüklenen çocuk … hakkında hükmün (G) bendindeki nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükümde; TCK’nın 142/1-a maddesi ile 2 yıl olarak belirlenen hapis cezasında TCK’nın 143/1 maddesi ile 1/12 oranında yapılan artırımla ceza miktarının 2 yıl 2 ay yerine hesap hatası sonucu 2 yıl 4 ay, sonuç olarak 1 yıl 6 ay 1 gün yerine 1 yıl 7 ay 13 gün olarak belirlemek suretiyle fazla ceza tayini,
c-Suça sürüklenen çocuk … hakkında hükmün (H) ve (İ) bendindeki işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerde; 5275 sayılı CGTİHK’nin 106/4. maddesi uyarınca çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezalarının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
d-İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi ile birlikte işlendiğinin kabul ve anlaşılmasına karşın belirlenen cezada TCK’nın 119/1-c maddesi ile artırım yapılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/02/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.