Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/13090 E. 2018/18539 K. 13.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/13090
KARAR NO : 2018/18539
KARAR TARİHİ : 13.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Terkin

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, tapu iptal ve terkin davasında karar verilmesine yer olmadığına, kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalılar …, …, …, …, davalı …, davalı … tarafından, duruşma talepsiz olarak davalı … ile davalı … vekili ve davacı … vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 08.05.2018 …. …. günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalılar …, …, … bizzat ve müşterekleri vekili Avukat …. …. Cabur ile karşı taraftan davacı … vekili Av….. …. Sarp geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: dosyanın incelenmesi sonucu görülen eksikliklerin ikmali için dosyanın mahal mahkemesine iadesine karar verilmesini takiben eksiklik tamamlanmış olmakla dosya yeniden incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı … vekili 27.12.1999 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; …. …. İlçesinde yer alan 502 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının …. …. kenar çizgisinin …. …. gölü tarafında kalması nedeniyle davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile …. …. olarak kamuya terkinine karar verilmesini istemiş, birleşen dava dilekçeleriyle de 502, 507, 609, 492, 596, 493 parsel sayılı taşınmazların bir kısmının …. …. kenar çizgisinin göl yönünde kaldığını ileri sürerek iptal ve terkin talebinde bulunmuştur. Açılan yedi dava birleştirilerek görülmüştür.
Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Bir kısım davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, bozma ilamlarından sonra, asıl dosya ile birleşen …. …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2001/533 Esas sayılı dosyada dava konusu yapılan 596 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak açılan dava hakkında davanın açılmamış sayılmasına dair verilen ilam ile asıl dosyada davalılardan …. …. A.Ş. hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine dair önceki ilam ile verilen hükümlerin kesinleşmiş olması nedeniyle bu konularda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına; asıl dosya ile, davalı …Ş. dışındaki davalılara karşı ve asıl dosya ile birleşen 2000/227 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın kısmen kabulü ile; 502 parsel sayılı taşınmazın …. …. gölü …. …. kenar çizgisi içinde kalan 23700 m² miktarındaki tapu kaydının iptali ile …. …. olarak kamuya terkinine, asıl dosyası ile birleşen 2000/1167 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın kısmen kabulü ile; 493 parsel sayılı taşınmazın …. …. gölü …. …. kenar çizgisi içinde kalan 2500 m² miktarındaki tapu kaydının iptali ile, …. …. olarak kamuya terkinine, asıl dosyası ile birleşen 2002/541 Esas sayılı dosyaları ile açılan davanın kısmen kabulü ile, 507 parsel sayılı taşınmazın …. …. gölü …. …. kenar çizgisinde kalan 27.900 m² miktarındaki tapu kaydının iptali ile …. …. olarak kamuya terkinine, asıl dosya ile birleşen 2001/775 Esas ve 2001/835 Esas sayılı dosyaları ile açılan davaların kabulü ile, 492 ve 609 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin tapu kaydının iptali ile …. …. olarak kamuya terkinine karar verilmiş, hüküm duruşma talepli olarak eski 502 parsel sayılı taşınmaz …. …. lerinden olan davalılar …, …, …, … (…. …. … miraçıları), eski 492 parsel …. …. lerinden davalı … ve … (…. …. …. …. Kılınç mirasçıları) ile duruşma talepsiz olarak eski 493 parsel sayılı taşınmaz …. …. lerinden davalı … ile eski 507 parsel sayılı taşınmaz …. …. i davalı … vekili ve davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3621 sayılı …. …. Kanunu ile Türk Medeni Kanunu’nun 715 ve 999. maddelerine dayalı olarak açılmış tapu kaydının iptali ile sicilden terkini isteğine ilişkindir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, davalı parsellerden olan 493 parsel sayılı taşınmazın …. …. Urhan, …. …. Kılınç ve … adına kayıtlı olduğu, …. …. …. …. Urhan ile …. …. Kılınç’ın 07/11/2011 tarihli alım işlemi ile tapuda …. …. olduğu, taşınmazda 3402 sayılı Yasa’nın 22/A maddesi gereğince yenileme çalışmalarının yapıldığı, taşınmazın yüzölçümünün ve parsel numarasının değiştiği anlaşılmaktadır.
Kural olarak tapu iptali ve tescil davalarında, dava kayıt …. …. ine, kayıt …. …. i ölmüş ise saptanacak mirasçılarına yöneltilerek açılır.
Somut olayda, dosya kapsamına göre, az yukarıda bahsi geçen 493 parsel sayılı taşınmaz …. …. lerinden …. …. Kılınç ile …. …. Urhan’ın davaya dahil edilmediği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; taraf teşkilinin usulüne uygun olarak tamamlandığından bahsedilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, kamu düzeninden sayılan taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Diğer yandan, dava konusu parsellere ait kadastro tutanakların tümü, kadastro tespitine dayanak olan eski tapu kayıtları ile tapu kayıtlarının tüm tedavülleri getirtilmemiş, kesin hüküm araştırılması yapılmamıştır. Şöyle ki; …. …. nin de tarafı olduğu bir ilam ile taşınmazın özel mülkiyete konu teşkil ettiği benimsenerek bir tescil hükmü kurulur ve taşınmaz hakkında bir sicil kaydı tesis edilirse, artık bu kararın …. …. yi bağlamayacağından söz edilemez. Ayrıca, kesin delilin de aynen kesin hükmün sonuçlarını doğuracağı tartışmasızdır.
Hal böyle olunca, dava konusu taşınmazlara ait kadastro tespit tutanakları ile tapu tedavül kayıtlarının getirtilerek …. …. nin taraf olduğu dava sonucunda tescil görüp görmediğinin araştırılması, …. …. nin taraf olduğu bir dava sonucunda sicil oluştuğunun belirlenmesi halinde tarafı olan …. …. yi bağlayacağının gözetilmesi ve ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması da bozmayı gerektirmiştir.

Yine, geri çevirme sonrası, dava konusu taşınmazların dosya arasına alınan son tapu kayıtlarına göre, dava konusu taşınmazlarda 11/11/2015 tarihinde 3402 Sayılı Yasa uyarınca 22/A çalışmalarının yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, dava konusu taşınmazlarda yapılan yenileme çalışmaları ve taşınmazların yeniden belirlenen yüzölçümleri ve parsel numaraları doğrultusunda bir karar verilmesi gerekir iken, eski tapu kayıtlarına dayanılarak infaza elverişli olmayan bir karar verilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç olarak, yukarıda bahsi geçen tüm bu hususların gözönüne alınmadan, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalılar …, …, …, …, davalı …, davalı … ile davalı … vekili ve davacı … vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre … vekilinin yargılama giderleri ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.630,00 TL Avukatlık Ücreti’nin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalılara verilmesine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.630,00 TL Avukatlık Ücreti’nin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine, HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 13/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.