YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1917
KARAR NO : 2018/6324
KARAR TARİHİ : 04.12.2018
19. HUKUK DAİRESİ
YARGITAY KARARI
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– KARAR –
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı … arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini davalının 200.000,00 TL limitle müteselsil kefil olarak imzaladığını, borçlu tarafından kullanılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname gönderildiğini, yine de borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında ilamsız icra takibinin başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi ile % 20 oranında kötü niyet tazminatı istemiştir.
Mahkemece, kefilin kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından limitle sınırlı olmaksızın sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 18.05.2017 tarih ve 2016/18164 Es-2017/3964 Kar. sayılı ilamı ile “Dava dosyasının incelenmesinden, davalı … tarafından müteselsil kefil sıfatıyla 200.000,00 TL limitle imzalanan genel kredi sözleşmesi dışında, müşterisinin dava dışı … olduğu, davalının kefil sıfatıyla imzasının bulunmadığı başkaca kredi sözleşmelerinin de bulunduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca öncelikle davacının talep ettiği alacağının davalının müteselsil kefaletinin bulunduğu kredi sözleşmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Bu sebeple mahkemece banka kayıtları üzerinde, yerinde konusunda uzman bir bilirkişi ya da bilirkişi kurulundan iddia, savunma ve itirazları karşılayan, … İcra Müdürlüğü’nün 2014/773 esas sayılı takip dosyasını değerlendiren, davacı bankanın alacağının hangi kredi sözleşmelerinden kaynaklandığını açıkça ortaya koyan, neticede davacının davalı kefilden bir alacağının bulunup bulunmadığını tespit eden bir rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu neticesinde, davalının sadece müşterek ve müteselsil kefil olarak imzaladığı … ve … nolu sözleşmelerden dolayı kullandırılan kredilerden sorumlu olduğu, takibe konu diğer sözleşmelerden ise sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde alınan bilirkişi raporu Dairemiz bozma gereklerini karşılayacak nitelikte yeterli ve denetime elverişli bir incelemeyi kapsamamaktadır. Bu durumda mahkemece hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararı doğrultusunda ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, deliller hep birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 04/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.