Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2017/16361 E. 2018/23937 K. 06.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/16361
KARAR NO : 2018/23937
KARAR TARİHİ : 06.12.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının tespiti ve bu hakkın Hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının tespiti ve bu hakkın Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Kısmen kapama kiraz bahçesi ve kısmen tarım arazisi niteliğindeki … Mahallesi … parsel sayılı taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesinde, taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve boru hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1)Hükmedilen kamulaştırma bedelinden acele el koyma dosyasında belirlenen bedelin mahsubu ile fark bedele 13.05.2015 tarihinden karar tarihine kadar faiz yürütülmesi gerektiği düşünülmeden infazda tereddüt oluşturacak şekilde faiz başlangıç ve bitiş tarihlerinin gösterilmemesi,
2) Davacı idare harçtan muaf olmadığı halde muaf olduğundan bahisle hüküm kurulması,
3)Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davalarının niteliğine göre, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.500,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile vekalet ücretine hükmedilmemesi
Doğru değil ise de bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden;
a-Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 2. bendinde yazılı (dava tarihinden hesaplanmak üzere 4 aylık sürenin sonundan) kelimelerinin hükümden çıkartılmasına, yerine (13.05.2015 tarihinden) ibaresinin yazılmasına,
b-Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 4 üncü bendinin hükümden çıkartılmasına yerine (Alınması gereken 27,70 TL karar ve ilam harcının davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına) cümlesinin yazılmasına,
c-Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 6. bendinin hükümden çıkartılmasına, yerine (Davacı kendisini vekili ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 06/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.