YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10035
KARAR NO : 2015/22738
KARAR TARİHİ : 31.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, kendisini silahlı kuvvetlerin gıda ihalelerine girdiğini söyleyerek çevresinde güven oluşturmaya çalıştığı, bir işyerinde müştekinin arkadaşı tanık … ile de tanışan sanığın ona da aynı şeylerden bahsettiği ve paraya ihtiyacı olduğunu, para bulması halinde paraya veren kişiyi ihalelere ortak edeceğini söylediği, …’ün de parası olduğunu ve değerlendirmeyi düşündüğünü bildiği katılana sanığın talebinden bahsettiği, katılanın sanık ile irtibat kurduğu, sanığın katılana, “Türk Silahlık Kuvvetlerinin gıda ihalesine gireceğini, bunun için paraya ihtiyacı olduğunu, kendisine para vermesi halinde bu işe ortak edeceğini” söyleyip elinde bulunan ihaleye giriş belgesi olduğunu söylediği belgeleri göstererek katılanı ikna ettiği, bunun üzerine katılanın sanığa kendi toplamda 400.000 TL para verdiği, sanığın da bu paralar karşılığında katılana, 20/03/2009 vade tarihli 50.000 TL, 18/03/2009 vade tarihli 100.000 TL bedelli senet ile 30/05/2009 tarihinde keşide ettiği 250.000 TL bedelli 1772534 numaralı çeki verdiği, sonrasında katılanın söz konusu çeki ilgili banka şubesine ibraz ettiğinde çekin tahrifatlı olması nedeniyle işlem yapılamayacağı bildirilerek iade edildiği, daha sonra yapılan araştırmada sanığın silahlı kuvvetlerin gıda ihalelerine girdiğine dair her hangi bir delil bulunmadığı ve sanığın katılandan aldığı paraları da iade etmediği, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia olunması karşısında, yüklenen dolandırıcılık suçunun bankanın maddi varlıklarından olan çekin kullanılması suretiyle işlendiği anlaşılmakla, eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-f maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.