YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/7011
KARAR NO : 2018/12352
KARAR TARİHİ : 27.11.2018
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu banka hakkında başlatılan ilamlı icra takibinde, alacaklının icra müdürlüğünce yapılan dosya hesabının hatalı olduğunu, T.C. … Bankası’nın ticari kredilere uyguladığı en yüksek banka mevduat faiz oranlarının sorularak yenileme tarihi ile dosya kapak hesabı çıkartılmasını ve bu borç üzerinden icra vekalet ücreti hesaplanmasını talep ettiği, mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda şikayetin kabulüne karar verildiği, kararın borçlu banka tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 31.12.2013 tarihli 2013/7841-20434 sayılı ilamı ile “…dayanak ilamda hükmedilen faiz oranının ne şekilde uygulanacağının müphem olup, hangi faiz oranının ilama uygulanacağı konusunda tereddüt olduğu gerekçesi ile alacaklı tarafa hangi faizin uygulanacağı konusunda ilamın tavzihi için dayanak ilamın ait olduğu mahkemesinden ilamın tavzihinin sağlanması için süre verilmesi ve ilamın tavzihinden sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gerekçesi ile kararın bozulduğu, bozma ilamı üzerine alacaklı tarafından takibe konu ilamın tavzih edildiği ve takibe konu … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/36 E., 2009/34 K. sayılı tavzih kararı ile “Mahkememizin 17.02.2009 tarih ve 2007/36 E., 2009/34 K. Sayılı kararının hüküm kısmının 1. bendinde “T.C. … Bankasının ticari kredilerine uygulanan en yüksek banka faizi oranında faizi ile birlikte” cümlesinin” T.C. … Bankasının kısa vadeli avanslara uyguladığı avans faizi” şeklinde tavzihine karar verildiği, bunun üzerine mahkemece, bilirkişi raporu aldırılarak alınan rapor gereğince bakiye borç miktarının tespitine karar verildiği görülmektedir.
Somut olayda, takibe dayanak ilamın 2. bendinde “Hüküm tarihinde yürürlüke bulunan Harçlar Tarifesince belirlenen 956,34 TL harcın daha önceden tahsil edildiğinden yeniden alınmasına yer olmadığına” karar verildiği halde hükme esas alınan 14.06.2016 tarihli raporda, dosya hesabı çıkartılırken ilamda hükmedilen ilam harç giderinin de ilam borcuna dahil edilmek suretiyle hesaplama yapıldığı, bu kalem dahil edilerek yapılan hesaplamanın sonucunun hatalı olduğu görülmektedir.
O halde, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunu hazırlayan heyetten izah edilen gerekçelerle Yargıtay denetimine ve hüküm kurmaya elverişli ek rapor alınmak suretiyle borç miktarının belirlenmesi ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/11/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.