YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/32283
KARAR NO : 2015/12293
KARAR TARİHİ : 10.02.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, 6136 sayılı yasaya muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
5237 sayılı TCK’nın “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” başlıklı dördüncü kısmının, “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar ”başlıklı birinci bölümünde,265. maddesi ile düzenlenen;“Görevini Yaptırmamak İçin Direnme”suçuyla korunan hukuki yarar,kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi olup;bu suçta,kamu faaliyetlerine kişilerin saygı göstermelerinin sağlanması ve kamu görevlerinin yerine getirilmesini dolayısıyla da kamu görevini yerine getirenleri engellemeye yönelik fiillerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Öte yandan, kendisine verilen görevi yerine getirmekte olan kamu görevlisine karşı cebir ve/veya tehdit fiili gerçekleştirilmiş bulunduğundan bu suçla aynı zamanda kişi özgürlüğü ve beden bütünlüğü de korunmaktadır. Maddede düzenlenen görevini yaptırmamak için direnme suçu, seçimlik hareketli bir suç olup kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla,cebir ve/veya tehdit kullanılması ile suç oluşmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için,öncelikle engellenmek istenen işin o kamu görevlisinin görevine giriyor olması zorunludur. Zira madde, kamu görevlisinin yerine getirdiği herhangi bir iş için değil,görevine giren bir iş için koruma sağlamaktadır. Cebir, kamu görevlisine karşı fiziki güç kullanılmasıdır. Cebrin sınırı, kasten yaralama suçunun temel şekli veya daha az cezayı gerektiren hâli kapsamında değiştirilebilecek boyutta olmasıdır. Cebirle,kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine sebebiyet verilirse,fail ayrıca bu suçtan da beşinci fıkra uyarınca cezalandırılacaktır. Cebir veya tehdidin alenî olması şart değildir. Bu manada cebir ve tehdit, kamu görevlisinin görevini yerine getirmesini engellemeye elverişli, doğrudan kamu görevlisine yönelik ve ortadan kaldırılmadığı sürece göreve devam edilmesine engel olan güç kullanılmasını ifade eder.
Şikayetçinin Menemen İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaptığı, o tarihte sanığın bileğini keserek intihara teşebbüs ettiğinin bildirilmesi üzerine olay yerine diğer kolluk görevlileri ile birlikte gittiği, burada sanığı hastaneye götürmek amacıyla ambulans bekledikleri, ancak ambulansın geç geleceğini öğrenmeleri üzerine sanığı kendileri hastaneye götürmeye karar verdikleri, sanığın bunu kabul etmeyerek kaçmaya başladığı, bunun üzerine şikayetçinin araçla, diğer polis memurlarının da koşarak sanığı kendisine ve başkalarına zarar vermemesi amacıyla takip etmeye başladıkları, bu takip esnasında şikayetçinin kullandığı araçla sanığın önüne geçtiği ancak sanığın yumruğu ile şikayetçinin kullanmış olduğu sivil polis aracının ön camına vurmak suretiyle camı kırdığı ve söz konusu araca 200 TL zarar verdiği, zararı gidermediği, bu eylem sonrasında şikayetçinin sanığı yakalamaya çalıştığı ve sanığı yaya olarak kovalamaya başladığı, bu esnada yakalanacağını anlayan sanığın ilk etapta yerden almış olduğu taşı sanığa fırlatarak ondan kurtulmaya çalıştığı, ancak başarılı olamayınca hemen sonrasında yanında taşımış olduğu ele geçirilemeyen bıçağı yakın mesafeden müştekiye salladığı fakat müştekiye herhangi bir şekilde isabet ettiremediği ve tekrar kaçmaya devam ettiği, bu şekilde sanığın kamu malına zarar verdiği, görevi yaptırmamak için direndiği ve 6136 sayılı yasaya muhalefet ettiği iddia olunan somut olayda;
1- Sanık hakkında kamu malına zarar verme ve 6136 sayılı yasaya muhalefet sunudan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın üzerine atılı iş bu suçları işlediği sanık savunması, şikayetçi ve tanık beyanları ile tutanak ve tüm dosya içeriğinden anlaşılmakla, mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan temyiz itirazlarlarının incelenmesinde;
Sanığın yakalanmasını engellemek için şikayetçi memura bıçakla mukavemet gösterdiği oluş ve dosya kapsamından anlaşılmakla mahkemenin sübutu kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında TCK 265/1. maddesi gereği verilen 6 ay hapis cezasından 265/4.maddesi uygulanarak ½ oranında arttırım yapılırken 9 ay yerine yanlışlıkla 12 ay hapis cezası denilmek suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının 265/4. maddesi gereği ½ oranında artırım yapılmasına ilişkin kısmından “ neticen 12 ay hapis cezası ile cezalandırılması” kısmının çıkartılarak yerine “ neticeden 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi, suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.